Altro Fikir & Sanat

Sözde kalmasın, sözünüz kalsın!

Kübra Dal – Toplumsal Yozlaşma ve Siyasal Erk

Yozlaşma kavramı Türk Dil Kurumu tarafından kişilerin ya da toplumların dönüşmesini, dış etkenler ile iyi olan nitelikleri ve değerleri yitirerek kötüye evrilmesini ifade eder. Kelimeler taşıdıkları anlamlar ile kitleleri peşinden sürükleyebilecek kadar kuvvetlidir, özellikle kitleye hitap etmesini bilen kişiler tarafından kullandığında kelimelerin gücünü açıkça görebiliriz. Weber’in yaptığı otorite tanımlamasında karizmatik otoriteye sahip olan lider bu…

Devamını Oku

Barış Yıldırım – Melek saatleri akşamın

Başladı işte akşamın altın saatleri su içsem şaraptır şimdi Bu saatlerde çiçekler büyür kediler uyur benim içime bir yol çıkar, yürüdüğümden başka Bu saatlerde içim ışık ışık sevinç dağlar yollar nehirler bana arkadaş Ne söyler insana bir ölünün fotoğrafı donmuş gözler ve bıyıklardan başka bu saatler anlatır ölüleri Bu saatlerde duyulur yaşama sevinci bu saatlerde…

Devamını Oku

Süreyya Şahin – Şiir Üzerine 16

Şiir ve şair arasındaki ilişki, estetik, felsefe ve sosyoloji ekseninde tartışılması gereken çok katmanlı bir meseledir. Şiir, şairin varlığını yansıtan bir ayna mı yoksa kendi başına bağımsız bir sanat formu mu olmalıdır? Bu sorunun yanıtı, şiirin doğasını ve şairin rolünü nasıl tanımladığımıza bağlı olarak değişir. Şairin karakteri ve kişisel deneyimleri genellikle şiirinde iz bırakır. Bu,…

Devamını Oku

Osman Akbulut – Eylül Bir Çingenedir

eylül bir çingenedir. eylül iki eli kara. bir transismi meryem -genellikle yeşilsu’da görünür.eylül fikri: yirmi ikinci çingene özgür doğacakyürüdü yolunda ve gitti yirminci çingene(nereye dönsem orada kusardıtükürüğünü rüzgara çevirdiği zaman yağlı birışık sobelenirdi ensemde. kanlı bir hapşırıklairkilirdim kumlanırdı yerde kanım ve tek seslebağırırdı kuşlarıma: şşşşşş !sesiyle konuşabilseydim eğer şöyle doygun birtavırla perperike söylerdim orta şarkta…

Devamını Oku

Yunus Emre Oğuz – Çocuk ve Geyik

Dün rüyamda boynuzları çiçek açmış bir geyik gördüm. Sabahı ateşlendim. Saçlarım ağırlaştı, gözlerime kadar battı. Babam demirciden çaldığı taş ile ezdi kulaklarımı. Annem, bir parça ekmekle tuz indirdi başımın üstüne. Gelecek olandan vakit çaldık. Aslında nehirde yıkanıp gelsem. Ya da yüreğimi yıkasam biraz. Geçecek olandan vakit çalsam. Üç gün önce görseydim, zorla yıkardım yüreğimi. Ama…

Devamını Oku

Süleyman Bozkurt – Sanrı

Giden dünyanın ötesinde bir balonBir bakmışsın seni aldatıyor, kıymıklıyorElinden gelenin ardı sensin, büyükçe senBir dünya taşıyamıyor kalbini Yürü, kaldırma başını, ağırlan!Kalbini senden kaçıracaklar diyeDingin dingin bekleYüreği ağzındasın, uzağın yakınında Göğsünde dünyayı öğütüyorsunMerhabaların var dünyaya saklıAynı düzlemde hep yanlışsın kendineAnladığın bütün nehirler akmaz Soğumadan aktığın terler senin renginSeni sana bağlayan bütün günler ertesiYok sen aslında iki…

Devamını Oku

Oğulcan Yiğit Özdemir – Arızî Adımlar

Bir hayvanın kendi olma duygusunun kimimiz üzerindeki imrendirici hallerini konuedinebilirim. Sahiden de bunu yapmış ne çok yazar vardır. Hayvanlarda noksan olan;insana vergi biricik olma, olmaya ergime, imrenme duygusu, yanı sıra bu duygudankurtulmak istenci ne tuhaf, yer yer ne yaratıcı ve irkiltici. Bilincin huzursuz beşiğindenkurtulmak isteyen ne çok. Öte yandan bunun mümkün olup olmadığını tartışmıyorum. Bizihayvanlardan…

Devamını Oku

Emre Yılmaz – Tanrıya Fısıldayan Korkular

Ne olur, Tanrıyı gösterme banaOnu görünce korkuyorum her hareketimden“Sanma” dersin, “iyi bir istek yok dünyada”Kaybolmuş bir gerçeği sevinceYaptığından utanır bu varlık Hadi diyelim, şimdi sevdim birini, öptümSonra gittim, birine vurulup kucağına yattımVe bir başkasının zihninde uyandımNe diyeyim?Bin bir türlü hayatım ben varkenNasıl kapıya, zihne dayanmasın gerçek varlık? “Tanrım” diyorlardı hücrelerimSevdim insanlarıVe birkaçına iliştim usulcaNe olacak?Acımasız…

Devamını Oku

Sevda Altınkaya – inkâr edeceğin bir doğum hikâyesi

Sana siyasi bir yasakla tamamlandım  Bilirsin bu sokağı içimde yitirdim sonra üzerinden basarak geçtim Zaman bana kalpsiz bir öğreti gibi yapıştı Yaklaştın, bana elini verdin Belli ki yıkmaktı dileğin Sana istediğini vereceğimden emindin Siyasi tarihim kötüydü geçmişimden kan taşıdın Korneam zayıftı, körlük bilincimdi  Gözlerimin acımasız ağrısı sendendi Doğurmak isterken kendini  bana karşı geldin Çok inanç…

Devamını Oku