Kevser Ünal – Otuz Üçüncü Şiir
uzunca baksam gözlerinesiyahında güzlenir ömrümyağmurlar dökülür peşi sıradilimdeki mağfiret duasınadünden arta kalan zamanda -bunu senden öğrendim- tellerin katmanlarına karışan sitemçekmiyorsa ellerini üstümüzdenbiraz durup anlamak mı gerekirbuğulu gecelerin sislerindenkuşların en büyük adımlarıylakaçmadan sığınmak gerekir -bunu altı günde Yaratan bilir- kırgın bir toprak gibi mevsimekarasında göllenip bir dolu çeşmeyleher buluttan bir şiir çalarakekliyor rengini rengine -bunu bil, dön ve sağına…
Cemal Karsavran – Gün Dönümü’ydü Bakışlar
çarpıştılar iki yol ayrımında randevu’süz çıka gelmişti bahar düşen bir kağıt parçasıyla uzanan eller aynı anda bir kağıt parçasına bir de içlerindeki yüze etekleri nazlı bahardı gezindi gözler süzerek tepeden tırnağa iki ayrı bedende şaşkın, heyecanlı ve ürkek iki ayrı yürek konuştular sessiz gözleri yirmi dokuz harf duymadı kimse açılan gizli bir kapıydı çukur aynalarda…
Şükriye Şen – Hayat
Hayat, baş parmağı derinden kesip ığıl ığıl kanatan hoyrat bir gül dikenive bazen sıcak bir ekmek gibi kollarımızın arasında uzaklaştıkça cüsseleşen sıradağlar oysa yanında munisve yollar, aştıkça artar vuslat hayali gün çatıların üstünden kayarak dönüyormevsimler sanrıları, beklentileri taşıyor bir diğerine soğuyan yıldızlara dair kent söylenceleri anlatıyor biri, gecelerikulak verenler derin uykularında düşler görüyorlar zaaflarına yenildikleri mazinin sularında anılar yakamozlanıyorve…
Tabriz Aliyev – kangren ve mülkiyet
bu paslı viyadüğene kar yakışırne umut bulutlar kangrenkendini sıkmaktanzaman morarmışgeçmemek için cesetlerim varhepsi yaşıyordertsizlikten hastalarböyle görünmeleriişine gelenlerin tekelinde bu şehrene bir damla sune ekmek kırığı yakışıraklı yitti buğdayıntoprağı delip çıkamayanher şey kadar geceleriçinko kovaya bozuk kan akartanımadığım binbir yüzümden uzak dur dokunma yara değil bu bulaşır.
Barış C. Yıldırım – Ölüme Komşu Bir Savaş
bugün pazargünün ilk kahvesikim bilir kaçıncı sigara saymadımkim bilir kaçıncı mektup cevaplamadığımkim bilir bu kaçıncı kitap okuduğumu unuttuğum iç cebimde dişleri kırık bir tarakkılları aşınmış bir diş fırçasıbulamadım nereye koyduysam tırnak makasınıçoraplarım delik bakışlarım asitlive yanlış tuşlara basıyorum klavyede sürekli bir kadının gösterişli kalçalarısüt organları tabiata armağanlar verenrestoranlar tıka basa doluotomobiller kapamış yollarıyazlık evlerinden dönüyor bazı…
Mustafa Sâdık er-Râfiî -Resmedilmiş Yalan – Çev: Hüseyin Şahin
Ey kendisi için hasret çektiğimdeÖzlemimin inceliğimde sızladığı sevgili! İki ayrı kişisin sen yüreğimdeBiri zannım biri gerçeğimde Birisi dilemiş olduğun senin Diğeri arzuladığı gibi benim ve düşüncelerimin Ne onunla acıdın bana ne ötekiyleAksine cezalandırdın beni hem aklım hem deliliğimle Aynada bir hayal sanki sana dair ümidim Resmedilmiş yalan gözlere. كذب مصور يا حبيباإذا حننت إليهحن في…
Denizcan Karapınar – Bir yola çıkıyorum bütün sevgiler elvan orda
Bir yola çıkıyorumBütün sevgiler elvan ordaDuyduğum anlamıkazıyorum bu defa sedeflereDuyduğum anlamıUğruna savaştığım anlam’ıbakışlarındaçıkılmaz yokuşlar olanbir çocuğum sankikadife denizlereellerimin arkasını sürtüyorum; Düşüm, düşüncemUsancım kederimdenyitirdiğimi sandığım ve yenidenbulduğum zamanlar Hepsi bir bahar dalınınErikleri Bir yitikten yola çıkmamışsanYoldaş olamayız seninleGecenin burçlarını Temmuz gemileri dönüyorduDaha içimde Manasız bakışları vurgun bir çocuğumÖlümü duymuyorumdahaZamanı duymuyorum tanımlamadığım hiç bir seviyiyaşamadım Öyleyse geceden duydukları korkuya…
Esra Dökmen – ANADAN TERK İLİŞİĞİ GÜL DİŞİMİN
Hissetmek dönüş ve muamma tutlarında.Çelişkiler gözümün önünde sıcak hâlâ.Atanamadım. Atanamadım.Zaman bugün sezgiye kalmayacaktı.Durup anlatacaktım.Değeri eşitlenmemiş dengesiz, şaşkın bir hâlinYok olmaya alışmış sevgi türüyle. Alışma tepkisel gülüşünde derinlik için Biraz daha bekleme kapısı.Âmâlık katar dil alemine bu yüz.Unutmaya işler bulunur sonra.Kurulmaya beden için açacak.Yer belki dünyadan kaçacak. Mühim sayılmayan telaşlara giydirip geldiğinAh! Neleri düz geçer de…
Zülâl Menekşe – keşke sansasyon
cömert ufukları takip eden yol bittidar tavanlı bir menzil omzuma biniyorsoluğumu ayaz vuruyor, odun ne sıkıcı yanıyorsohbetler asansör müziğinegöğün grisi beyaza çalıyorah keşke ah keşkebeni bi’tanısaydın sansasyon göğsüme sıkışan kimsesizlik taşlarıyla ördüğüm mahcubiyet duvarlarıçatladı her bir yerinden sıkıntıdançatladıototelik bir çadır giydim deli alacasımonoton sesler bir işe yarasın görsün ayıplasınbeni de biraz anla sansasyon sıkıcı hattat…
