Öztan Rânâ – Fiyakalı Yenilgi

Güneş doğarken gözlerinin gecesine,
kalbimin aynasında
şeb-i yeldânın melekleri
gülüyorlar hâlime.

Gülünç durumlardan
ve kızaran yanaklardan
bir koleksiyon yaptım,
kendimi hatırlayayım diye.

Varlığının sedef arşına
belki ulaşır yorgun ayaklarım,
gölgen uzayıp serilince
evimin bahçesine.

O zaman ki mevsim hep bahar;
ruhumda tomurcuklanır meserret
ve revan.

Alıcı kuş
hurma dalından yuva yapar
sözlerin sözlerime karıştığında.

“Herkesten ve her şeyden
öğrenecek ne çok şey var,”
diyorsun bir cümle arasında.

Bir elif miktarı kadar uzuyor
düşüncelerimin gölge boyu;
derin ve muğlak.

Hülyalı kelebekler uçuşuyor o an,
göğsümün en tasalı yollarında.

“Nasıl yakışıklı ama
bu sevdanın hüznü,”
diyor içimdeki sıska ses.

Gözlerin ve konuşmaların arasında
hâlbuki fiyakalı bir yenilginin içindeyiz.

(Temmuz 2026)

2 thoughts on “Öztan Rânâ – Fiyakalı Yenilgi

  1. Şiir o kadar büyük bir sonla bitmiş ki… Gittikçe üzerine kata kata, eke biçe ne güzel yol almış şiir dili. Şu çağın korumaya alması gereken kıymetli Şair yüreğinden ve sözcüklerinin derinliğinden öpüyorum. Çok başarılı ve hissiyatlı olmuş 🤍❤️‍🩹

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir