Yunus Emre Oğuz – BAHTSIZ MEVSİMLERİ ÖVECEĞİM

Zamanın kılcal damarını kesmişlerbak nasıl akıyor günlerbir serçe yanaklarından öpüyor artık ceylanıyeni mevsimler doğuyor üzerlerine güllerfiraridiradı konulmamış mevsimlerdeperdeyi açmevsimleri saybir eşkıya geliyor bakkörpe sevgileri adam edecek Sabahları bismillah ile yıkanan yüzleribahtsız mevsimler karşılıyor önce gözümgöğe saplanmış yaralı bir uçurtmakalbimekmek ufaklarını topluyor Şimdi bir serçeannesi sanıyor uçmayı

Devamını Oku

Ömer Burçin Özkişi – İsyan Nisyan Vs.

içim çekilse ram ram uykulara dedimkara, kuru ve delikli uykularaküfre varırdı tavaf edilen bin yıllık rüyakirletilen topraklara boşalırdım gök gökşımarık veletlerin sesine kes olurdu alnımdan akan boya. içim deşilse kan kan savaşlarda tekinsiz, kuralsız ve delik deşik savaşlardatarih illüzyonla malul isyan nisyan vs.kitle a-tipik psikoza teşnetarih yapıcılarmodern ruhbanyazı üstte hep dişleri boynumuzdayazı sesimize tecavüz bin yıllar…

Devamını Oku

Nihan Feyza Lezgioğlu – YARIN YİNE

Yakın zaman önce taşlarla döşenmiş, düzenlenmiş yolları geçiyorum. Şekilsiz kaldırımlar, yer yer çökmüş asfalttan kurtulmuş meydan boyunca yürüyorum. Otuza yakın yılı geçirdiğim bu yeri tanımak gittikçe zorlaşıyor artık. Otobüsten inince solumda kalan park, çocukluğumun çay bahçesiydi. Şimdi üç beş yaşlı kadın çekirdek çitliyor, birkaç çocuk kaydıraktan kayıyor burada. Her şey bir diğerine dönüşüveriyor bu zamanda,…

Devamını Oku

Denizcan Karapınar – Ben bir koyu mavi

Bir kök salmışçocuk gözünle gördüğün fidanBir filiz vermiş kokladığın toprak Ben bir koyu maviyim tutup ellerinlegetirmeye yeltendiğiyıldızları gençliğininErgin güncesi şafakta bir balıkçınınYıldızlar gibi içinden geçtiğin şimdibu erimiş zaman Yanılmaz ışığın kendisinden önce vardığınufkunda kamaşacakve özgürlüğünün yordamıYeni bir biçim verecekSonundaÖzlere Yaz Yıldızları gibi kamaşınca içinde sevgi Düşlerinde onardığın dünyayeniden soğuk bir bahçeye dônüştüKristal bir güldükokladığın zamanlarOnu, umarsızca Bir oyun gibi görüşündü  Ben bir…

Devamını Oku

Kevser Özdamar – 1993

 Annem’e kuyunun orta içidirkayan ilk yıldızı geceninşehir bilmediğindirhenüz eskimemiştirkırpılır kirpiklerve kötücül irislergölgeleri büyük iskemlelerinadımları yankılanır taş sokaklardabilmemek ayıptıröğrenmemek, daha neler! kapısı kapalı evlerin vardır bir bildiğielbet göğe yükseliyordur kuleler, zindanlarbekleyişler mi daha tatlı kılacak hasreti?elbet köye yolcudur şu arabalar ve şu arabalar kanadı varsa kırılacağındanbu yüzden toplaşır hep martılarpencere önlerinde birikir yalnızlıkparmak izleriyle dolu camlar…

Devamını Oku

Yusuf Gürfidan – SANATSAL HAZZIN İNTERSUBJEKTİFLİĞİ ÜSTÜNE BİR DENEME

   Bu denemeyi, uzun yıllardır kişisel sanat tüketim alışkanlıklarımın bende doğurduğu tutarlı düşünceleri bir manifesto hâline getirmek amacıyla kaleme alıyorum. Yaklaşık altı yıldır, sanat eserlerini biçimsel ve dönemsel bütünlükler içinde tüketiyorum. Kitapçı gezip, film platformlarında film arayıp; okuyacak, izleyecek eserler seçmektense, kendimi bir dönem ve biçim ile kısıtlayıp, okuma-izleme listeleri yapıyorum. Sinemada da, müzikte de; edebiyatta…

Devamını Oku

Selin Kaygısız – Bulacağım

Çığıramadığım türkülerimÇalamadığım ıslıklarım varTutamadığım yaslarımDiriltemediğim ölülerimKırılmayı bekler çocukluk aynamBekler içimde birikenHayallerimin dansıBeynimde susmayan kapı gıcırtılarıDişimde kürdanını bekleyen çiğ et artıklarıDamarı açılmasını isteyen migren ağrılarıAtamıyorum denizlere zihnimin atıklarınıBulacağım o bahçeyiKoşacağım KoşacağımKarıştığım toprağımla yarışacağımGeçeceğim kalabalık ordulardanHâlâKadın kalacağımKara kuşak bağlayacağım gelinliğimeSavaşacağımBulacağım o bahçeyiBir ısırık alacağım ağacımdanCennetime yuvarlanacağım

Devamını Oku

Cemal Karsavran – Zaman Yenik Düşer Aşka

deniz yıldızıydısarıp sarmaladı bir geceyakamozlar dans ederken gözlerimdedolunay sabaha kalmıştı zühre yıldızı beş koldanduyularımı sarmalamışgamzelerimde karanfilyüzümde goncalar açıyordu ateş böceği kovaladımtaş aralarında ağaç kovuklarındadinlencem oldu kulaklarımdanağmeleri bas bariton semada binlerce yıldızenginlerimde dans ediyordu deniz kızıkıvrak figürleriyle söğüt ağaçları dolunayın gizeminde yarın suskun bir süvariydidört nala koşan yüreğimdeyakaladım yakalıyorum derkenzaman yenik düşer aşka

Devamını Oku

Tuğba Martin – ZAMANIN ELİ ve BİZ

Zamanın eli bize de değdi mi Leyla? Sormaya korktuğum, sorduğumda ise kalbimin tam orta yerine bir kış soğuğu gibi çöken o devasa soru… Sanki hayat, avuçlarımızın içinde tuttuğumuz taze bir ekmekmiş gibi başlamıştı; dumanı üstünde, yumuşak, umut dolu. Şimdi ise o ekmekten kalan sadece kurumuş, sertleşmiş bir lokma var elimizde. Zaman, sadece takvim yapraklarını değil;…

Devamını Oku