Barış Yıldırım – Şehirde Savaş Hazırlıkları

Yakamda ikinci dünya savaşından kalma bir koku
Manuşyan’ın Parisi’ni adımlıyorum Berlin’i sonra
kahverengi kiremitli evlerinde dinleniyor Londra
dünya üçüncü büyük savaşa hazırlanırken
ben mağlup çıkıyorum bütün iç savaşlarımdan

Beni göğsüne sar Evanjelin sana sarılmalıyım bu akşam
kazılı bütün mezarlarımdan çıkmayı başardım ölmeden
işte deniz sularıyla yıkadığım cenazem işte göstermekten
utandığım beden işte karşısına dikildiğim uranyum

Coğrafyalar kana bulanırken artık açık ediyor kendini savaş
nasıl da parçası olduğunu bizim sıradan günlük hayatlarımızın
haydi saksılar koyalım pencerelerimize bombalar düşmeden
karanlık zevklere dalalım hayatımız ucu yanık bir parşömen

Leylaklar eflâtun yaygaralar koparıyor mahşer yerinde
tuzlu su gargaralarıyla yıkıyoruz boğazımızı
işte gırtlağımıza kadar gömüldüğümüz pislik işte
lağım kanalları içinde uyuduğumuz şilte

Televizyon haberleri mağaralar alışveriş merkezleri gazeteler
yalan söylemekten bıkmayan bir kokarca gibi kafeşantan
işte kendi etini yoluyor dünyanın her yerinde Gazzeler
kendinden geçme koridorunda sırasını beklerken
cümle orta-sınıf, avukatlar muh(a)birler cüppeler

Savaşla yıkılacak elbette savaşla kurulan dünya
Heraklitos’un aklıyla karıştırıyorum aklımı
elimde bir tahta kaşık elimde çilek reçelleri
yolundan çıkmış bir trene benziyor dünya
belki de hiçbir zaman yolunda olmamış
belki hiç durmamış sapsarı, yüksek tavanlı bir istasyonda

Sana sarılmalıyım Evanjelin bu akşam sarmadan odamızı rutubet
ardımızda yırtık bir bayrak gibi dalgalanmalı Amerika

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir