Hüseyin Akgün – Antik Çağ Terapisi

‘Bekle’ tellerim titreşti Gülüşün oturduğun yerde gülmekte Ve ben öpmekteyim delicesine Sürgülü zaman bölmelerim Ardına atlamakta Ve ben beklerken Öptüğün yer titremekte Başladı doktor çağlarını anlat: “Mısır, piramit, çöl de var. Kumlar da sarı Kum tanesinin zaman sayıldığı Mezopotamya’da Doğumuna milyonlarca kum tanesi saydım Neyse ki gülüşün senden önce doğdu  Antika sevgilerle inşa edilmiş piramitteydik…

Devamını Oku

Rıza Karakuş – Nar Kanarken

i.bir kırbaç gibi şakıyan şu güz karanlığıve kaygılı gecenin ayartıcılığı… serçe parmağımda uyuyan kentler büyüttümacıyla ve hüzünle yunulmuş saatler dakikalar… şiirlerin ömrünün uzadığını gördüm yana yana.yana yana!yanmalar icat ettim kendime yarı soyunuk gecelerdegüzel yanarım bilirsin harfler kucağımda ayaklanırken. bu dünyaya ait değiliz sevgilimbu derisi saçaklanan dökülen çağa:iplerle yönetilen yönetim şekillerineve kanlı otoriter yapılara! ii.bütün vücuduma…

Devamını Oku

Mehmet Batuhan – Kambur Kurulan Evler Ve Gül

Yüzünün arkasından bir yüz dönüyor kendine,Fabrika nefesi damlıyor damlardan ve gül.Kandile bağlıyorum ismini,iyice ezberletiyorum incire ve zeytine,Kekeme bir çocuk bir çırpıda söyleyiveriyor.Kareli masa örtüsüne yazgını kazıyor sabahlardaBeyaz parmakların, çilek reçeli ve biraz kül. Ne zaman güleç dönsen köşe başlarındanalaca gölgeler çocukluğunu nöbete çağırıyor yineçünkü yıllar yılı sağlam aynalarda kırılan düşünü ezberledin annenin.Seni korkutmadı hiçbir zaman…

Devamını Oku

Sevda Altınkaya – Söz Savaşları

Tanrı’m ne yazgıma sığıyorum ne gölgene Başlarken yarısı kesildi sözün İçimde büyüyen yol sürgit bir sessizlikle taçlandı Bir yol olduğunu unuttum içimde Bir hasara yol açtım, hasarıma bakıp aldandım Kırılacak ne çok kemiği vardı güzelliğimin Ona direnmedim Sessizlik, oluşabilecek tüm kırıklara galip geldi Nasılsa eskimeden kesildi yarısı sözün Tükenmedi insan çalışmakla, sevmekle, yürümekle İç savaşlar…

Devamını Oku