Sophia Jamali Soufi – Perspektif, Işıldayan

Perspektif Ufuktan ufka Yaralar daha da belirginleşiyor Nasıl çığlık atabiliyorsun? Buna nasıl dayanabilirim? parça parça Vücudumun her zerresi  senin adını haykırıyor gece yarısı Bakışlarım senin gölgeni takip ediyor Sonunda Gözlerin beni benden aldı Ama dünyanın hiçbir yerinde beni bekleyen birinin olduğunu sanmıyorum … Işıldayan Geceye inanmak istemiyorum Uzaklığın soğuk ve siyah Artık hiçbir mevsim bana…

Devamını Oku

Barış Yıldırım – Bipolar Duygu Durum

Küçük intikamlarım var benimküçük ve kötücül Ne hünerim vardı insan olmaktan başkaki insan eksik olmaktır biraz dainsan olduğum için böyle boğgun Bir Troçki ölümü var alnımdakırmızı elmayı seçtiğim içinkonuşma organı bir RemziMeriç uyurdu ranzamın altında Hafızamdan silinmeyen şeylerve elimde olmayışı kadın denen aşkaelimde değildi yaşadıklarım Susturuyorum bütün sesleriiçimi daha yüksek duyabilmek içiniçim tenhada yankılanan gürültüsü…

Devamını Oku

Zozan Sarıca – Gitmek Ne Uzun Kelime

                        ve yağmur yağmur yağmur                                                       suyun sesi                                               damla damla…                                                ve uçurum                      yürek ölümden yeniden doğar.                                                                     z.s. Kumral saçlarından süzülüp yere düşen yağmur damlalarına bakıyordu. Gözleri yerde toprak ve su arasındaki mizanseni anlamaya çalışıyordu. Başını yukarı kaldırıp sol tarafından akıp giden nehre bakmaya başladı. Çürümüş ot kokusuyla suyun umursamaz akışı birleşmiş gibiydi. Bir çok şey gibi artık…

Devamını Oku

Erman Şahin – Kuşlar Göçüyor Yaramızdan

Dağına mahcup bir bakıştır annemHerkesin olan ağaçlarınHiç kimsenin ağacı olduğu sabahlarda Yalnız bir ölümü andırıyorEvimizin göğe bakışıDamlara sessizlik çöküyorKuşlar göçüyor yaramızdan Annem, dağlara ve göğsüne gömdüğü ağaçlaraYuvasına kış çöken kuşlar, kimsesizliğine ağlıyor Gidenler ve ağaçlar yeşermiyorAnnemin avuç içindeBeş vakit susuyor annemYalnızlığımıza esselamu aleyküm anne Ben bir pezkovinin sura üflemesini bekliyorum.

Devamını Oku

Yunus Emre Oğuz – Çocuk ve Geyik

Dün rüyamda boynuzları çiçek açmış bir geyik gördüm. Sabahı ateşlendim. Saçlarım ağırlaştı, gözlerime kadar battı. Babam demirciden çaldığı taş ile ezdi kulaklarımı. Annem, bir parça ekmekle tuz indirdi başımın üstüne. Gelecek olandan vakit çaldık. Aslında nehirde yıkanıp gelsem. Ya da yüreğimi yıkasam biraz. Geçecek olandan vakit çalsam. Üç gün önce görseydim, zorla yıkardım yüreğimi. Ama…

Devamını Oku

Oğulcan Yiğit Özdemir – Arızî Adımlar

Bir hayvanın kendi olma duygusunun kimimiz üzerindeki imrendirici hallerini konuedinebilirim. Sahiden de bunu yapmış ne çok yazar vardır. Hayvanlarda noksan olan;insana vergi biricik olma, olmaya ergime, imrenme duygusu, yanı sıra bu duygudankurtulmak istenci ne tuhaf, yer yer ne yaratıcı ve irkiltici. Bilincin huzursuz beşiğindenkurtulmak isteyen ne çok. Öte yandan bunun mümkün olup olmadığını tartışmıyorum. Bizihayvanlardan…

Devamını Oku

Sevda Altınkaya – inkâr edeceğin bir doğum hikâyesi

Sana siyasi bir yasakla tamamlandım  Bilirsin bu sokağı içimde yitirdim sonra üzerinden basarak geçtim Zaman bana kalpsiz bir öğreti gibi yapıştı Yaklaştın, bana elini verdin Belli ki yıkmaktı dileğin Sana istediğini vereceğimden emindin Siyasi tarihim kötüydü geçmişimden kan taşıdın Korneam zayıftı, körlük bilincimdi  Gözlerimin acımasız ağrısı sendendi Doğurmak isterken kendini  bana karşı geldin Çok inanç…

Devamını Oku

Furkan Çirkin – Şiiranaliz: (Yar ‘ı’ k)

sirenler dökülüyor teninden olmayan tahakkümün vuku buluyor en olmadık yerlerde çift başlı ejderden at at tüm yılgınlıklarını sana ait olmayan yarıklardan ışıklar dalga özelliği sergilesin //fotoelektrik etkisi ışığın dalga özelliğinin yanı sıra parçacık özelliği de sergilesin sonra sonrası hep fenalık, hep fitnelik / maalesef süreyyyacım, değil iyilik güzellik […] (Toprak Şems Tezcan, Çift Yarık, Fihrist…

Devamını Oku

Erman Şahin – Kül Kahrı

Penceremde gölgesi büyüyor ölümün her gece Sureti ateşe atılan çığlıklara benziyor Dilimin kuytusundaki keşke’ler Mezar taşlarının başucundaki çiçekler kadar yalnız Sesleri geri gelmeyecek evlerin Kırık çerçevesinde çürüyor zaman Suyu ürkütüyor rüyalar Penceremde gölgesi büyüyor ölümün her gece Yerlerde sürüklenmiş bir yaraya benziyor gözleri Unutmak, hiçliğin kaldırımlarında Yaşıyoruz işte diyebilmenin avuntusu Gri günlerin şafağında Külden yalanlarla…

Devamını Oku