Mervan Ari Sunca – İKİBİNBEŞ

ikibinbeş yılında bahar alerjili çocuklara rastlamak mümkündüsayılar teorisini şıp diye anlatabilirdi saddamdan kaçan bir mühendisçilek reçelinin satıldığı reyonlar da dahildi devrimebiz onu bulamayalım diye saçların arasına gizlenen tragus daikibinbeş yılında ben yorganımın vücudumda örtmediği yerlere endişeliydimsenin ellerinde troçkistlerin eylem dövizlerisenin gülen suratın ağzından yırtılmış gibimilenyumdan kalan tüm tablolar asimetrik duyduğun tüm sesler detonegece sızdığın sandalyede…

Devamını Oku

Erman Şahin – eğimli ve uzak

Aycan’a eğimli ve uzak  |. bir şeyin adıydın seneğimli ve uzakiki dağın kavli kadar eski camının kenarında rüya biriktirdiğin otobüsleruzun yolların kırılgan köprüleribir mevsim gibi bahsedildi sendenalnı dağlara değen gökyüzünden sen yalnızca haritada bir şeydinyalnızca iki meridyen arası saat farkı ||. kimse düşünmedi senidüşünmedi yüzünün kıvrımları ileeş anlamlı evleri onların da arkadaşları varonların da sana…

Devamını Oku

Onur Berkan Bozkaya – Ait Olmadığımız Evlerde

Berraktın sen tüm sabahların koynunda, ayak basılmamış şiirlerde doğdun.kulağıma fısıldandı adın bir akşam kadar uzuncayanıbaşın olmaya geldim sana dokunmak gibi uzaktan.her güzel şeye parıldayan gözlerinde, tanıdık yangınlar söndürdüm bulduğumçok uzaktaki bir okyanus bile aramızdaydı, onun da dalgaları vardı canını acıtanen fedakar kulaçların en derin sularda unutulduğunu gördüm orada:istediğin herkese gülebilirsin artık, yeter ki bir daha…

Devamını Oku

Sophia Jamali Soufi – Perspektif, Işıldayan

Perspektif Ufuktan ufka Yaralar daha da belirginleşiyor Nasıl çığlık atabiliyorsun? Buna nasıl dayanabilirim? parça parça Vücudumun her zerresi  senin adını haykırıyor gece yarısı Bakışlarım senin gölgeni takip ediyor Sonunda Gözlerin beni benden aldı Ama dünyanın hiçbir yerinde beni bekleyen birinin olduğunu sanmıyorum … Işıldayan Geceye inanmak istemiyorum Uzaklığın soğuk ve siyah Artık hiçbir mevsim bana…

Devamını Oku

Barış Yıldırım – Bipolar Duygu Durum

Küçük intikamlarım var benimküçük ve kötücül Ne hünerim vardı insan olmaktan başkaki insan eksik olmaktır biraz dainsan olduğum için böyle boğgun Bir Troçki ölümü var alnımdakırmızı elmayı seçtiğim içinkonuşma organı bir RemziMeriç uyurdu ranzamın altında Hafızamdan silinmeyen şeylerve elimde olmayışı kadın denen aşkaelimde değildi yaşadıklarım Susturuyorum bütün sesleriiçimi daha yüksek duyabilmek içiniçim tenhada yankılanan gürültüsü…

Devamını Oku

Zozan Sarıca – Gitmek Ne Uzun Kelime

                        ve yağmur yağmur yağmur                                                       suyun sesi                                               damla damla…                                                ve uçurum                      yürek ölümden yeniden doğar.                                                                     z.s. Kumral saçlarından süzülüp yere düşen yağmur damlalarına bakıyordu. Gözleri yerde toprak ve su arasındaki mizanseni anlamaya çalışıyordu. Başını yukarı kaldırıp sol tarafından akıp giden nehre bakmaya başladı. Çürümüş ot kokusuyla suyun umursamaz akışı birleşmiş gibiydi. Bir çok şey gibi artık…

Devamını Oku

Erman Şahin – Kuşlar Göçüyor Yaramızdan

Dağına mahcup bir bakıştır annemHerkesin olan ağaçlarınHiç kimsenin ağacı olduğu sabahlarda Yalnız bir ölümü andırıyorEvimizin göğe bakışıDamlara sessizlik çöküyorKuşlar göçüyor yaramızdan Annem, dağlara ve göğsüne gömdüğü ağaçlaraYuvasına kış çöken kuşlar, kimsesizliğine ağlıyor Gidenler ve ağaçlar yeşermiyorAnnemin avuç içindeBeş vakit susuyor annemYalnızlığımıza esselamu aleyküm anne Ben bir pezkovinin sura üflemesini bekliyorum.

Devamını Oku

Barış Yıldırım – Melek saatleri akşamın

Başladı işte akşamın altın saatleri su içsem şaraptır şimdi Bu saatlerde çiçekler büyür kediler uyur benim içime bir yol çıkar, yürüdüğümden başka Bu saatlerde içim ışık ışık sevinç dağlar yollar nehirler bana arkadaş Ne söyler insana bir ölünün fotoğrafı donmuş gözler ve bıyıklardan başka bu saatler anlatır ölüleri Bu saatlerde duyulur yaşama sevinci bu saatlerde…

Devamını Oku