Osman Akbulut – marionetleri kesmek için ilk kez guldexwin
yüzün porselendendi esnemişti holokost değişmişti hareket ayağımız yetişmiyordu istedim dönsün gümüş bir istavroz gibi ay dönsün göğsüne macar kırmızı çelişsin tenimle. yüzün çarçella yüzün kaybedilmiş bir şey gibiydi siyah bir dağ keçisi indirilirdi gölgemize mavi karanlığa asılı dururdu hep bir mermi sesi evler taranırdı selâhaddin düşerdi açılırdı kapılar kimliğe ve kimsesizliğe taşardı çukurundan bir nehir…
