Süreyya Şahin – Şiir Üzerine 12

Şiirin sıra dışılığı estetiğin en derin katmanlarına nüfuz ettiğinde, şiir dilin ve anlamın sınırlarını ihlal eden bir yaratım sürecine dönüşür. Aykırılık, şiirin yüzeyini aşarak okurun bilinçaltını harekete geçirir ve böyle bir güce sahip olur. Bu güç şiirin formundaki değişikliklerle, alışılmadık imgelerle, zaman ve mekanın özgürce yeniden yapılandırılmasıyla ortaya çıkar. Şair dilin de ötesine geçer ve…

Devamını Oku

Rıza Karakuş – Yırtılırken Kozası Kırkıncı Yaşımın

durma, şah damarımdan öp beni tanrım kentin gürültüsü sağır etti gözlerimi havalar da kör etmek üzere ellerimi pasıyla. ne savaşlar geçti içimden bi’ bilsen biriktirip çoğunda mağlup olduğum. doğuştan anarşisttim oysa, ruhumu taşladım sonradan şair oldum adımı unuttum bir çığdan sıyırdım yüzümü “suya attım ben sesimi” emekledim uzun zaman kürtaj ederken yapraklarını Kasım  tanıdık duvarlara…

Devamını Oku

İrem Keskin – Bavulunun Toplandığı İple Ömrünü Toparlayan Şair: Marina Tsvetaeva

Rus Şair Marina Tsvetaeva, 1892 yılında Moskova’da dünyaya gelmiştir. Marina, tam anlamıyla gözlerini sanata açmıştı. Babası Güzel Sanatları Müzesi’nin kurucusu olan bir profesör ve o yalnızca 14 yaşındayken tüberküloz dolayısıyla vefat eden annesi bir piyanocuydu. Marina 18 yaşındayken “Akşam Albümü” isimli ilk şiir kitabını yayımlamış, edebiyat dünyasına ilk adımını bu şekilde atmıştı. Onun talihsizliği, diğer…

Devamını Oku

Kübra Dal – Zorunlu Göç Ve Devlet Politikaları

Göç teorisi ve bu alanda yapılan çalışmaların üzerinden yüzyıllar geçmiş olsa da tarihteki savaşlar, hastalıklar, sanayi devrimi ve günümüzdeki ulusötesi güçler sebebiyle göç ve göçmenlik süreci yeni bir hâl almaya başlamıştır. Göç kendi içerisinde zorunlu, beyin, eğitim, savaş gibi etkenlere bağlı olarak ayrılsa da son yıllarda Orta Doğu ülkelerinde yaşanan çatışmalar nedeni ile zorunlu yerinden…

Devamını Oku

Fahri Alpyürür – Alman Romantik Düşünürlerinin Politik Ve Toplumsal Görüşleri

Alman idealist düşüncesi içerisinde oldukça önemli bir yere sahip olan Almanromantik düşünürleri, aslında bir ekole ya da belirli bir geleneğe sahip olmayan insanlardanoluşmaktadır. Aralarında August Wilhelm Schlegel (1767-1845), Friedrich Schlegel (1772-1829), Novalis (1772-1801), Friedrich Schelling (1775-1854) ve Schleiermacher (1768-1834)gibi düşünürlerin bulunduğu bu düşünürlere, onlarla olan yakın ilişkisi ve onların üzerindekietkisi sebebiyle Hölderlin (1774-1843) de eklenebilir….

Devamını Oku