Öztan Rânâ – TEZÂHÜR

Boz tepelerin vesvesesi buObur kurtlar düşürüyor düşüncelerineHüzün sürüleridir geçip giden yüreğindenKalk ve silkelen, bir yenilgi değil buTanrının merhameti kuşatıyor yeryüzünü, gülümse Kaktüse çalan ilişkilerden,dolunaysız gecelerden,bir de şiirsiz cümlelerden daha kirliydi ümitsizlik Yürü ve ardına bakma, bir direniş buGeçmişin ilmeğidir iradeni hunharca gasp edenOysa bir ayetin kudretinde saklıydıimkânsızlığın tüm anahtarları Göğe bakve yıldızların el çizgilerineGörkemli bir…

Devamını Oku

Sophia Jamali Soufi – Perspektif, Işıldayan

Perspektif Ufuktan ufka Yaralar daha da belirginleşiyor Nasıl çığlık atabiliyorsun? Buna nasıl dayanabilirim? parça parça Vücudumun her zerresi  senin adını haykırıyor gece yarısı Bakışlarım senin gölgeni takip ediyor Sonunda Gözlerin beni benden aldı Ama dünyanın hiçbir yerinde beni bekleyen birinin olduğunu sanmıyorum … Işıldayan Geceye inanmak istemiyorum Uzaklığın soğuk ve siyah Artık hiçbir mevsim bana…

Devamını Oku

Öztan Rânâ – BİR MEKTUBUN AĞIRLIĞI

                         Yalnızdı… Dünya denilen kürede hiç kimsenin yalnız olmadığı kadar derin bir yalnızlıktı onunkisi. Göğe baktı, yumuk yumuk bulutlara sonra yeşile dönen o ıssız tepelere, vadilere, bisiklet süren çocuklara ve çamurlu yolu aşındıra aşındıra yürüyen mor kadife elbiseli kadına. ‘‘Burada her şey ne kadar da hüzünlü bir şekilde hareket ediyor.’’ dedi. Zaman hiç durmaksızın ilerliyordu….

Devamını Oku

Barış Yıldırım – Bipolar Duygu Durum

Küçük intikamlarım var benimküçük ve kötücül Ne hünerim vardı insan olmaktan başkaki insan eksik olmaktır biraz dainsan olduğum için böyle boğgun Bir Troçki ölümü var alnımdakırmızı elmayı seçtiğim içinkonuşma organı bir RemziMeriç uyurdu ranzamın altında Hafızamdan silinmeyen şeylerve elimde olmayışı kadın denen aşkaelimde değildi yaşadıklarım Susturuyorum bütün sesleriiçimi daha yüksek duyabilmek içiniçim tenhada yankılanan gürültüsü…

Devamını Oku

Zozan Sarıca – Gitmek Ne Uzun Kelime

                        ve yağmur yağmur yağmur                                                       suyun sesi                                               damla damla…                                                ve uçurum                      yürek ölümden yeniden doğar.                                                                     z.s. Kumral saçlarından süzülüp yere düşen yağmur damlalarına bakıyordu. Gözleri yerde toprak ve su arasındaki mizanseni anlamaya çalışıyordu. Başını yukarı kaldırıp sol tarafından akıp giden nehre bakmaya başladı. Çürümüş ot kokusuyla suyun umursamaz akışı birleşmiş gibiydi. Bir çok şey gibi artık…

Devamını Oku

Erman Şahin – Kuşlar Göçüyor Yaramızdan

Dağına mahcup bir bakıştır annemHerkesin olan ağaçlarınHiç kimsenin ağacı olduğu sabahlarda Yalnız bir ölümü andırıyorEvimizin göğe bakışıDamlara sessizlik çöküyorKuşlar göçüyor yaramızdan Annem, dağlara ve göğsüne gömdüğü ağaçlaraYuvasına kış çöken kuşlar, kimsesizliğine ağlıyor Gidenler ve ağaçlar yeşermiyorAnnemin avuç içindeBeş vakit susuyor annemYalnızlığımıza esselamu aleyküm anne Ben bir pezkovinin sura üflemesini bekliyorum.

Devamını Oku

Barış Yıldırım – Melek saatleri akşamın

Başladı işte akşamın altın saatleri su içsem şaraptır şimdi Bu saatlerde çiçekler büyür kediler uyur benim içime bir yol çıkar, yürüdüğümden başka Bu saatlerde içim ışık ışık sevinç dağlar yollar nehirler bana arkadaş Ne söyler insana bir ölünün fotoğrafı donmuş gözler ve bıyıklardan başka bu saatler anlatır ölüleri Bu saatlerde duyulur yaşama sevinci bu saatlerde…

Devamını Oku

Yunus Emre Oğuz – Çocuk ve Geyik

Dün rüyamda boynuzları çiçek açmış bir geyik gördüm. Sabahı ateşlendim. Saçlarım ağırlaştı, gözlerime kadar battı. Babam demirciden çaldığı taş ile ezdi kulaklarımı. Annem, bir parça ekmekle tuz indirdi başımın üstüne. Gelecek olandan vakit çaldık. Aslında nehirde yıkanıp gelsem. Ya da yüreğimi yıkasam biraz. Geçecek olandan vakit çalsam. Üç gün önce görseydim, zorla yıkardım yüreğimi. Ama…

Devamını Oku