Yusuf Gürfidan – UYKUSUZLARA
“Sakın uyumasın! Eğer uyursa onu kaybederiz. Doktor böyle dedi.” Ses, oğlanın kulağında çekicin örse çarpışı gibi duyuluyordu. Ayaklarını üzengisine basmış atını sürmeye hazır binici misali karanlıkta sesten uzaklaşmaya çalıştı. “Sakın uyumasın!” Her cümle metalin ayrı tonlarında şangırtılara neden oluyordu. Üzengilerle yekpare olmuş ayaklarını gövdesine vurduysa da atın, bir kıpırdama yoktu. “Eğer uyursa onu kaybederiz.” Metalin…
