Öztan Rânâ – İBRAHİM

Hızlı ve mutantan hareketlerle kanat çırpan kuşların hüküm sürdüğü, gökyüzünün griye çalan meyus havasında dans ederek etrafa yayılan soba dumanının sardığı derme çatma bir evde; bahçesinde turuncu ve mor kasımpatıların neredeyse her mevsim inadına boy verdiği küçük bir alanda, iki artı bir planlı, daracık mutfağı olan bu meskende İbrahim, kendiyle ilgili türlü karakter değişimlerinden geçmişti….

Devamını Oku

Abdurrahman Varal – ATEŞ ve SONRASI

Gözümde hıçkıran eller varBir yumruyu yırtan titreşimlerTaşması ne mümkünNe imkân ayrılmasınaYüzümde kelepçeli iki bilek Tavanda hayaletlere dönüşmek miAlnımdaki alevin kaderiDiyarına öfkeli masal kahramanlarıHer büyünün ensesinden sızan sudanBeyaz bir yüzden ibaret ıslanmış uçurumlarVe bu eller, içlerine kül dökülmüşHangi göğe açılmışlardı bir zamanlar Yankı kör bir yargıçTavan arasındaki evrenlerdeKaç iç çekiş kaybolmalıMaviliklere sığması için bu desenlerin Bir…

Devamını Oku

Kevser Özdamar -meltemde bir çift hatıra

sağım solum tanınmamışhiç görülmemiş, duyulmamışbulutlara oturduğum bir andahükümranlığım geçmeyince boğazın sularındagöçesim gelir dolu dizgin atlarlaatların da unuttuğu bir mekânabir gece saat dört sularında mai gölgeli o beldenin kıyısındakendinden geçiyor nağmeler sıra sırazifiride üç nota, meltemde bir çift hatıratenhada üç kelime, gözlerde o aks-i sedâher biri koyulmuş üç günlük yolabir tatlı huzur almaya, kalamış’a

Devamını Oku

Aykut Akgül – aysberg bozuntusu

soğuk kanlı bir Türkçe sözlüğe benziyordu kumsalve mızrağın ucundaki aysberg bozuntusu kalbimhain bir sese güzel renkler beğeniyorummerhametli atıflarzaman zaman tekmelenen masalarkafaların basıldığı klozet şarkılarıve bir evin çatısında dakikalarca bakıştığımız o vahşi atmacabütün fikirlerim yarı baygınbeni gizlediğim yere, evime bıraksana başımı dayadığım gıpgri bir namlukıyısına çıkartıldığım bir gemi yangını gibi ateşli halaağzımda bazı reklam jenerikleriyle korkuyorumama…

Devamını Oku

Ersin Kurt – ALIŞKANLIK MESELESİ

Evrende kapladığın bütün alanHiçlerle kışlar çarpımıSürekli dağılamazsın, hadi toparlan!Kendine acımanın ne yeri, ne de sırası Ne çok şey deneyimlemişti belleğinBu yüzden alışman lazımdı ihanetlere ve cinayetlereAma hâlâ, gün aşırı her sarsıntıdaFikrinin küçücük odaları zangırdıyorDuygusallığın sınırlarını fazlasıyla aşıyorsunHaberin olsun! Şimdi zamanı değil!Önce plağı ters çevir sonra kahırlanVarlıktan nasibini almamış bahtınParanın ceplerindeki yoksunluğu tüy kadar hafifBundan sebep…

Devamını Oku

Barış C. Yıldırım – Kırmızı Ojeli Kadın

Hafızamda Afgan macunlarından kalma bir kokuKırmızıya boyadığın ayak tırnakların aklımdaKi ilginç ama bana bir kız çocuğunu çağrıştırıyorAdı Zeynep Deniz ikinci annesinden hep uzakta Ne söyleyebilir evini yitirmiş bir insanKan sızar evvelinden anca o kadar Ceza yedim belediyeden izmariti yere attığım içinUtandım kahroldum çöktü bütün ekonomimÇiçek satmasını bilmem aynalardan anlamamŞiire yaslanırım yaslanmasına yaslanırım kör bir bakışaRuhum…

Devamını Oku

Osman Akbulut – marionetleri kesmek için ilk kez guldexwin 

yüzün porselendendi esnemişti holokost değişmişti hareket ayağımız yetişmiyordu istedim dönsün gümüş bir istavroz gibi ay  dönsün göğsüne macar kırmızı  çelişsin tenimle.                                                         yüzün çarçella                      yüzün kaybedilmiş bir şey gibiydi siyah bir dağ keçisi indirilirdi gölgemize mavi karanlığa asılı dururdu hep bir mermi sesi  evler taranırdı selâhaddin düşerdi  açılırdı kapılar kimliğe ve kimsesizliğe taşardı çukurundan bir nehir…

Devamını Oku

Erman Şahin – Bütün Goller Kendi Kalemize

     Dörtyol, o günkü kalabalığı bir daha hiç görmedi. Her yer yeşil beyazdı. Bir şehri bir ana sığdırabilseydim kesinlikle o günü seçerdim, Bingölspor’un şampiyonluk maçının olduğu o gün. Stadyuma vardığımızda düğün evine gelmenin mutluluğunu andıran bir gülüş büyümüştü hepimizin yüzünde.      On numaralı formamı giymiştim. Sadece bir forma değildi üzerimdeki, bir gün gerçekleşmesini istediğim hayalin adıydı. Ayağıma…

Devamını Oku

Davut Bor – Bir Şarkı Bulmalıyım

çocukken sakladığım gürültümü bulamıyorumbakmadığım çekmece, dökmediğim eski valizözenle sildiğim gözlerimin tozunuelmalı armutlu sıcaklı soğuklu yerleri hatırlamıyorum aramak geçmiyorgeçmiyor aradığımı bulamadığımda gözlerimin önündekipencerenin dışarısına koyduklarımlaaklımın içerisine aldıklarımşu dişlediğimde çıkan saatin izi geçiyor daısrarı keşfettiğim ilk anı saklayamıyorum adımı yazmayı öğrendiğim yazı benden başkası bilmiyorbu bilinmezliği önemsediğim zamanları oyalamayı öğreniyorum.bir e’nin şapkasını düzelterek, s’ye ekleyerek çengelli noktalarıyeni…

Devamını Oku