Aykut Akgül – aysberg bozuntusu

soğuk kanlı bir Türkçe sözlüğe benziyordu kumsalve mızrağın ucundaki aysberg bozuntusu kalbimhain bir sese güzel renkler beğeniyorummerhametli atıflarzaman zaman tekmelenen masalarkafaların basıldığı klozet şarkılarıve bir evin çatısında dakikalarca bakıştığımız o vahşi atmacabütün fikirlerim yarı baygınbeni gizlediğim yere, evime bıraksana başımı dayadığım gıpgri bir namlukıyısına çıkartıldığım bir gemi yangını gibi ateşli halaağzımda bazı reklam jenerikleriyle korkuyorumama…

Devamını Oku

Nuh Muaz Kapan – Yankı

Zaman miğferimi yosunla kapladıAdımı unuttu rüzgârYine de gözlerimUfkun en solgun çizgisine takılı Göçmen bir kuşunYarı hatırladığı yollara benziyor kalbimNe yitirdiğimi bilmedenBir şey arıyorum hâlâ Sesim, dibi görünmeyen bir kuyununNemli duvarlarında sürünen bir gölgeNe zaman ona kulak versemİçimde uzun bir gece başlıyor Belki de insanKendi yankısının peşine düşmüş bir yolcudurDurdum—dinledim—suskunluğumun içindenTaze bir kıvılcım yükseldi Ve anladım:Adımı…

Devamını Oku

Ersin Kurt – ALIŞKANLIK MESELESİ

Evrende kapladığın bütün alanHiçlerle kışlar çarpımıSürekli dağılamazsın, hadi toparlan!Kendine acımanın ne yeri, ne de sırası Ne çok şey deneyimlemişti belleğinBu yüzden alışman lazımdı ihanetlere ve cinayetlereAma hâlâ, gün aşırı her sarsıntıdaFikrinin küçücük odaları zangırdıyorDuygusallığın sınırlarını fazlasıyla aşıyorsunHaberin olsun! Şimdi zamanı değil!Önce plağı ters çevir sonra kahırlanVarlıktan nasibini almamış bahtınParanın ceplerindeki yoksunluğu tüy kadar hafifBundan sebep…

Devamını Oku

Yakup Diker – KALP APARTMANI’NDA 1+1 KİRALIK DAİRELER

Mesela İsviçre’de doğabilirdik bu vakitte / seninle Bir uykudan kalkardık, bir rüyadan dökülürdük yeryüzüne Olsun burası ellerimizle yapamadığımız dünya Burası kocaman ve ihtiyarlamış bir leke. Söylemem gerek:İnsanlar bana beni yakıştırıyorlar çoktanBen kimselere benzemiyorum.Irmaklar içiyorum gücüm yettikçe Denizlere sürüyorum bütün atları.Burası boşluk, burası ilk konuştuğum yer Burada yeniden susmalar keşfettim. Annem beni dünyaya getirdiğinden beri çok…

Devamını Oku

Barış C. Yıldırım – Kırmızı Ojeli Kadın

Hafızamda Afgan macunlarından kalma bir kokuKırmızıya boyadığın ayak tırnakların aklımdaKi ilginç ama bana bir kız çocuğunu çağrıştırıyorAdı Zeynep Deniz ikinci annesinden hep uzakta Ne söyleyebilir evini yitirmiş bir insanKan sızar evvelinden anca o kadar Ceza yedim belediyeden izmariti yere attığım içinUtandım kahroldum çöktü bütün ekonomimÇiçek satmasını bilmem aynalardan anlamamŞiire yaslanırım yaslanmasına yaslanırım kör bir bakışaRuhum…

Devamını Oku

Osman Akbulut – marionetleri kesmek için ilk kez guldexwin 

yüzün porselendendi esnemişti holokost değişmişti hareket ayağımız yetişmiyordu istedim dönsün gümüş bir istavroz gibi ay  dönsün göğsüne macar kırmızı  çelişsin tenimle.                                                         yüzün çarçella                      yüzün kaybedilmiş bir şey gibiydi siyah bir dağ keçisi indirilirdi gölgemize mavi karanlığa asılı dururdu hep bir mermi sesi  evler taranırdı selâhaddin düşerdi  açılırdı kapılar kimliğe ve kimsesizliğe taşardı çukurundan bir nehir…

Devamını Oku

Davut Bor – Bir Şarkı Bulmalıyım

çocukken sakladığım gürültümü bulamıyorumbakmadığım çekmece, dökmediğim eski valizözenle sildiğim gözlerimin tozunuelmalı armutlu sıcaklı soğuklu yerleri hatırlamıyorum aramak geçmiyorgeçmiyor aradığımı bulamadığımda gözlerimin önündekipencerenin dışarısına koyduklarımlaaklımın içerisine aldıklarımşu dişlediğimde çıkan saatin izi geçiyor daısrarı keşfettiğim ilk anı saklayamıyorum adımı yazmayı öğrendiğim yazı benden başkası bilmiyorbu bilinmezliği önemsediğim zamanları oyalamayı öğreniyorum.bir e’nin şapkasını düzelterek, s’ye ekleyerek çengelli noktalarıyeni…

Devamını Oku

Nejdet Ardıç – Uu-Valsleri – Gece Nöbeti Rapunzel

Sınırında dolanaya nazar edeyazlan, çık nadan edepâşıkların gözleri dü fan işitmeksizin açılır ışın, lav dolupit ham cepheden bakakalırsız derinleşen kırışıklıkların. O âşık – onlar ona. Bu öyle debelenip çölde hey hatbi-gsm illa bir çöl ediniptirler – Stokholm Market’te. Dön, dönüşlerine reçeteliyim – Emel beni bönhâlâ İstoç minibüs hattında camgöbeği bluzinceden çatalı yaz kurumuş derelere dek…

Devamını Oku

Süleyman Berç Hacil – “AMA EVLİYİZ” GÖLÜNDE TERFİ ALMA MÜCADELESİ

I Bir ülkenin “kültürü” de Özel konuma bağlı olarak değişir, Sıcaklığın yükseltiyle değişmesi gibi. Yani ne kadar fantastik olduğu ortada değil mi her şeyin? Her yer, her şey espri… Akıllarda kalmış, eski                Bir sarışınlık gibi… II Küçük kokuyoruz… Dirlik bozulmuş ve paramız ve adımız yok… İnsanların bana karşı tuhaf, beni anlamaya çalışmagörüntüleri yok mu beni…

Devamını Oku