Zozan Sarıca – Gitmek Ne Uzun Kelime

                        ve yağmur yağmur yağmur                                                       suyun sesi                                               damla damla…                                                ve uçurum                      yürek ölümden yeniden doğar.                                                                     z.s. Kumral saçlarından süzülüp yere düşen yağmur damlalarına bakıyordu. Gözleri yerde toprak ve su arasındaki mizanseni anlamaya çalışıyordu. Başını yukarı kaldırıp sol tarafından akıp giden nehre bakmaya başladı. Çürümüş ot kokusuyla suyun umursamaz akışı birleşmiş gibiydi. Bir çok şey gibi artık…

Devamını Oku

Mehmet Batuhan – Epeydir Burnu Halkalı Bir Zenci Değilim

Epeydir burnu halkalı bir zenci değilim Artık dikta deviremiyor gözlerimdeki fer Ellerimde mehdi dirilten broşürler de yok /sorarsanız yutkunmaz tükürür gazeteler Kendimi ensemden yakalıyorum tam kaçarken Rüyamı kırıyor bütün uyanıklığım Bak nasıl da bağırıyorum kırlara doğru Sen bizim göğümüzsün ey özgürlük kimseler poz kapamadı senden /kara kıtada biliyorsun ya ölümler çocuklardan önce büyüyor kocaman bir…

Devamını Oku

Erman Şahin – Kuşlar Göçüyor Yaramızdan

Dağına mahcup bir bakıştır annemHerkesin olan ağaçlarınHiç kimsenin ağacı olduğu sabahlarda Yalnız bir ölümü andırıyorEvimizin göğe bakışıDamlara sessizlik çöküyorKuşlar göçüyor yaramızdan Annem, dağlara ve göğsüne gömdüğü ağaçlaraYuvasına kış çöken kuşlar, kimsesizliğine ağlıyor Gidenler ve ağaçlar yeşermiyorAnnemin avuç içindeBeş vakit susuyor annemYalnızlığımıza esselamu aleyküm anne Ben bir pezkovinin sura üflemesini bekliyorum.

Devamını Oku

Kübra Dal – Toplumsal Yozlaşma ve Siyasal Erk

Yozlaşma kavramı Türk Dil Kurumu tarafından kişilerin ya da toplumların dönüşmesini, dış etkenler ile iyi olan nitelikleri ve değerleri yitirerek kötüye evrilmesini ifade eder. Kelimeler taşıdıkları anlamlar ile kitleleri peşinden sürükleyebilecek kadar kuvvetlidir, özellikle kitleye hitap etmesini bilen kişiler tarafından kullandığında kelimelerin gücünü açıkça görebiliriz. Weber’in yaptığı otorite tanımlamasında karizmatik otoriteye sahip olan lider bu…

Devamını Oku

Barış Yıldırım – Melek saatleri akşamın

Başladı işte akşamın altın saatleri su içsem şaraptır şimdi Bu saatlerde çiçekler büyür kediler uyur benim içime bir yol çıkar, yürüdüğümden başka Bu saatlerde içim ışık ışık sevinç dağlar yollar nehirler bana arkadaş Ne söyler insana bir ölünün fotoğrafı donmuş gözler ve bıyıklardan başka bu saatler anlatır ölüleri Bu saatlerde duyulur yaşama sevinci bu saatlerde…

Devamını Oku

Yunus Emre Oğuz – Çocuk ve Geyik

Dün rüyamda boynuzları çiçek açmış bir geyik gördüm. Sabahı ateşlendim. Saçlarım ağırlaştı, gözlerime kadar battı. Babam demirciden çaldığı taş ile ezdi kulaklarımı. Annem, bir parça ekmekle tuz indirdi başımın üstüne. Gelecek olandan vakit çaldık. Aslında nehirde yıkanıp gelsem. Ya da yüreğimi yıkasam biraz. Geçecek olandan vakit çalsam. Üç gün önce görseydim, zorla yıkardım yüreğimi. Ama…

Devamını Oku

Oğulcan Yiğit Özdemir – Arızî Adımlar

Bir hayvanın kendi olma duygusunun kimimiz üzerindeki imrendirici hallerini konuedinebilirim. Sahiden de bunu yapmış ne çok yazar vardır. Hayvanlarda noksan olan;insana vergi biricik olma, olmaya ergime, imrenme duygusu, yanı sıra bu duygudankurtulmak istenci ne tuhaf, yer yer ne yaratıcı ve irkiltici. Bilincin huzursuz beşiğindenkurtulmak isteyen ne çok. Öte yandan bunun mümkün olup olmadığını tartışmıyorum. Bizihayvanlardan…

Devamını Oku

Sevda Altınkaya – inkâr edeceğin bir doğum hikâyesi

Sana siyasi bir yasakla tamamlandım  Bilirsin bu sokağı içimde yitirdim sonra üzerinden basarak geçtim Zaman bana kalpsiz bir öğreti gibi yapıştı Yaklaştın, bana elini verdin Belli ki yıkmaktı dileğin Sana istediğini vereceğimden emindin Siyasi tarihim kötüydü geçmişimden kan taşıdın Korneam zayıftı, körlük bilincimdi  Gözlerimin acımasız ağrısı sendendi Doğurmak isterken kendini  bana karşı geldin Çok inanç…

Devamını Oku