Yakup Diker – GÖZ KAPAKLARI İÇİN YORGUNLUK BELİRTİLERİ

l.Ellerimle bir yay yaptımÜç oku vardıKendimi eğittim bir taşa karşıBozkırda koşan bir atı arzuladım. Saçlarımın ıslaklığına sığındım üç defaDik bir vadiden kanım akıyordu. II.Burada yarısı paralel uzanıyor dağların Denizin tuzuna, insan duygularınaTuzlu gözyaşlarına.Bir kalp ararken yurdumdaIsınan kanım damlar Yusuf’un atıldığı kuyuya. III.Benim ellerimle yaptığım bir saksım vardıBuradaydı ve kırıldı çiçeği büyüyünceBurada büyürken kırılmış yerleri olurSaksıların…

Devamını Oku

Mervan Ari Sunca – İKİBİNBEŞ

ikibinbeş yılında bahar alerjili çocuklara rastlamak mümkündüsayılar teorisini şıp diye anlatabilirdi saddamdan kaçan bir mühendisçilek reçelinin satıldığı reyonlar da dahildi devrimebiz onu bulamayalım diye saçların arasına gizlenen tragus daikibinbeş yılında ben yorganımın vücudumda örtmediği yerlere endişeliydimsenin ellerinde troçkistlerin eylem dövizlerisenin gülen suratın ağzından yırtılmış gibimilenyumdan kalan tüm tablolar asimetrik duyduğun tüm sesler detonegece sızdığın sandalyede…

Devamını Oku

Erman Şahin – eğimli ve uzak

Aycan’a eğimli ve uzak  |. bir şeyin adıydın seneğimli ve uzakiki dağın kavli kadar eski camının kenarında rüya biriktirdiğin otobüsleruzun yolların kırılgan köprüleribir mevsim gibi bahsedildi sendenalnı dağlara değen gökyüzünden sen yalnızca haritada bir şeydinyalnızca iki meridyen arası saat farkı ||. kimse düşünmedi senidüşünmedi yüzünün kıvrımları ileeş anlamlı evleri onların da arkadaşları varonların da sana…

Devamını Oku

Onur Berkan Bozkaya – Ait Olmadığımız Evlerde

Berraktın sen tüm sabahların koynunda, ayak basılmamış şiirlerde doğdun.kulağıma fısıldandı adın bir akşam kadar uzuncayanıbaşın olmaya geldim sana dokunmak gibi uzaktan.her güzel şeye parıldayan gözlerinde, tanıdık yangınlar söndürdüm bulduğumçok uzaktaki bir okyanus bile aramızdaydı, onun da dalgaları vardı canını acıtanen fedakar kulaçların en derin sularda unutulduğunu gördüm orada:istediğin herkese gülebilirsin artık, yeter ki bir daha…

Devamını Oku

 Öztan Rânâ – TEZÂHÜR

Boz tepelerin vesvesesi buObur kurtlar düşürüyor düşüncelerineHüzün sürüleridir geçip giden yüreğindenKalk ve silkelen, bir yenilgi değil buTanrının merhameti kuşatıyor yeryüzünü, gülümse Kaktüse çalan ilişkilerden,dolunaysız gecelerden,bir de şiirsiz cümlelerden daha kirliydi ümitsizlik Yürü ve ardına bakma, bir direniş buGeçmişin ilmeğidir iradeni hunharca gasp edenOysa bir ayetin kudretinde saklıydıimkânsızlığın tüm anahtarları Göğe bakve yıldızların el çizgilerineGörkemli bir…

Devamını Oku

Sophia Jamali Soufi – Perspektif, Işıldayan

Perspektif Ufuktan ufka Yaralar daha da belirginleşiyor Nasıl çığlık atabiliyorsun? Buna nasıl dayanabilirim? parça parça Vücudumun her zerresi  senin adını haykırıyor gece yarısı Bakışlarım senin gölgeni takip ediyor Sonunda Gözlerin beni benden aldı Ama dünyanın hiçbir yerinde beni bekleyen birinin olduğunu sanmıyorum … Işıldayan Geceye inanmak istemiyorum Uzaklığın soğuk ve siyah Artık hiçbir mevsim bana…

Devamını Oku

Öztan Rânâ – BİR MEKTUBUN AĞIRLIĞI

                         Yalnızdı… Dünya denilen kürede hiç kimsenin yalnız olmadığı kadar derin bir yalnızlıktı onunkisi. Göğe baktı, yumuk yumuk bulutlara sonra yeşile dönen o ıssız tepelere, vadilere, bisiklet süren çocuklara ve çamurlu yolu aşındıra aşındıra yürüyen mor kadife elbiseli kadına. ‘‘Burada her şey ne kadar da hüzünlü bir şekilde hareket ediyor.’’ dedi. Zaman hiç durmaksızın ilerliyordu….

Devamını Oku

Barış Yıldırım – Bipolar Duygu Durum

Küçük intikamlarım var benimküçük ve kötücül Ne hünerim vardı insan olmaktan başkaki insan eksik olmaktır biraz dainsan olduğum için böyle boğgun Bir Troçki ölümü var alnımdakırmızı elmayı seçtiğim içinkonuşma organı bir RemziMeriç uyurdu ranzamın altında Hafızamdan silinmeyen şeylerve elimde olmayışı kadın denen aşkaelimde değildi yaşadıklarım Susturuyorum bütün sesleriiçimi daha yüksek duyabilmek içiniçim tenhada yankılanan gürültüsü…

Devamını Oku

Zozan Sarıca – Gitmek Ne Uzun Kelime

                        ve yağmur yağmur yağmur                                                       suyun sesi                                               damla damla…                                                ve uçurum                      yürek ölümden yeniden doğar.                                                                     z.s. Kumral saçlarından süzülüp yere düşen yağmur damlalarına bakıyordu. Gözleri yerde toprak ve su arasındaki mizanseni anlamaya çalışıyordu. Başını yukarı kaldırıp sol tarafından akıp giden nehre bakmaya başladı. Çürümüş ot kokusuyla suyun umursamaz akışı birleşmiş gibiydi. Bir çok şey gibi artık…

Devamını Oku