Meryem Delmar – 13 KARAT

Kiraz Çiçeği (Birinci Karat)Ölmek istediğimde elimi bırakmayan sana. (Choi Seungcheol) Siyah inciler renginde çiçeği,Tacı iki kişilik yokluktan örülme.Yorgun bir sesle kelepçe yüreği, yıldızlar dizilmiş göğsüne dilemek için ölümü.Ağlamaktan boyanmış mezarları kiraz çiçeklerine.Gölgesi ruhun, cennetin ucunda.Olmayan renklerin karışımı kumsallar.Boğulmuş sular derisinde.Bir karmaşıklık sürüklüyor göz bebeklerini saçlarından.Düşmüş kirpikleri galaksilerin damarlarına. Yanıyor öpülesi dudakları,Dönüyor uzun zayıf dişler.Böcekleniyor baştan…

Devamını Oku

Uluç Çon – Yolculuk.

yağmur yağarıslanır tüm sokaklar manolyanın kokusuylanefretin süngüsünü yağlarsaplamaya hazır tüm güzelliklere istemsiz davranışlarvekurşun askerler ordusucan verebilir dokunuşu her birinesıktığı kurşunlar ve süngülerigerçek kılıyor tüm nefret edilenleri uykusuz tüm otobüs yolculuklarındansatekli koltuklar arasına sıkışan bacaklardansaderdi veren aynıysadermanı veren deher ikisi desen saatte üç yüz kilometre yapan bi araçyol boyunca hiç görmediğim kadar ağaçişte buydu düşmekten korktuğum…

Devamını Oku

Yakup Diker – GÖZ KAPAKLARI İÇİN YORGUNLUK BELİRTİLERİ

l.Ellerimle bir yay yaptımÜç oku vardıKendimi eğittim bir taşa karşıBozkırda koşan bir atı arzuladım. Saçlarımın ıslaklığına sığındım üç defaDik bir vadiden kanım akıyordu. II.Burada yarısı paralel uzanıyor dağların Denizin tuzuna, insan duygularınaTuzlu gözyaşlarına.Bir kalp ararken yurdumdaIsınan kanım damlar Yusuf’un atıldığı kuyuya. III.Benim ellerimle yaptığım bir saksım vardıBuradaydı ve kırıldı çiçeği büyüyünceBurada büyürken kırılmış yerleri olurSaksıların…

Devamını Oku

A. Afrail Gök – Şimdi Ben

…tanımlayamadığıma Iyapmam dediğim her şeyi yaptığım günlerdeyimşiir yazıyorumağlıyorumtitriyorumgörüyorum sonuçta engel yok sana ulaşmakla ölmem arasındayeşeremedim, iyi değilim, biliyorum şimdi ben sana verilmemiş çiçekler bütünüyeni doğmuşum, karşındayım, gözlerim silikgözyaşı o an oradaki herkes için fazla ergen irisi vebenim gördüğüm tüm bilgeler sır tutmayı bildiler ilkin bana ağla dedilersonra çok ağladın, sus dedilerellerim tutmamaya başladığındakaybettin, hesabın bu…

Devamını Oku

Hatike Şengül-Unutmayan Ev

Köy evleri unutmazne toprağın sesini,ne çiçekle açılan dudakları,ne de bir çocuğun, çıplak ayaklabahçeye fırlayışını. Kapı eşiğindeçift çoraplı kışlar bekler hâlâ;gıcırtılı sandalyelerdebiraz yorgunluk — biraz dua oturur. Duvardaki is lekesinden okunur yıllar:Burada biri çok oturmuş,çok gülmüş,çok susmuş belki.Ama gitmemiş. Kilit tutmaz hatıralara bu ev;her çatlak bir ses taşır:“Ben buradaydım,” der —“sen de buradaydın,henüz hiçbir şey kırılmamışken.”…

Devamını Oku

Mervan Ari Sunca – İKİBİNBEŞ

ikibinbeş yılında bahar alerjili çocuklara rastlamak mümkündüsayılar teorisini şıp diye anlatabilirdi saddamdan kaçan bir mühendisçilek reçelinin satıldığı reyonlar da dahildi devrimebiz onu bulamayalım diye saçların arasına gizlenen tragus daikibinbeş yılında ben yorganımın vücudumda örtmediği yerlere endişeliydimsenin ellerinde troçkistlerin eylem dövizlerisenin gülen suratın ağzından yırtılmış gibimilenyumdan kalan tüm tablolar asimetrik duyduğun tüm sesler detonegece sızdığın sandalyede…

Devamını Oku

Erman Şahin – eğimli ve uzak

Aycan’a eğimli ve uzak  |. bir şeyin adıydın seneğimli ve uzakiki dağın kavli kadar eski camının kenarında rüya biriktirdiğin otobüsleruzun yolların kırılgan köprüleribir mevsim gibi bahsedildi sendenalnı dağlara değen gökyüzünden sen yalnızca haritada bir şeydinyalnızca iki meridyen arası saat farkı ||. kimse düşünmedi senidüşünmedi yüzünün kıvrımları ileeş anlamlı evleri onların da arkadaşları varonların da sana…

Devamını Oku

Onur Berkan Bozkaya – Ait Olmadığımız Evlerde

Berraktın sen tüm sabahların koynunda, ayak basılmamış şiirlerde doğdun.kulağıma fısıldandı adın bir akşam kadar uzuncayanıbaşın olmaya geldim sana dokunmak gibi uzaktan.her güzel şeye parıldayan gözlerinde, tanıdık yangınlar söndürdüm bulduğumçok uzaktaki bir okyanus bile aramızdaydı, onun da dalgaları vardı canını acıtanen fedakar kulaçların en derin sularda unutulduğunu gördüm orada:istediğin herkese gülebilirsin artık, yeter ki bir daha…

Devamını Oku

 Öztan Rânâ – TEZÂHÜR

Boz tepelerin vesvesesi buObur kurtlar düşürüyor düşüncelerineHüzün sürüleridir geçip giden yüreğindenKalk ve silkelen, bir yenilgi değil buTanrının merhameti kuşatıyor yeryüzünü, gülümse Kaktüse çalan ilişkilerden,dolunaysız gecelerden,bir de şiirsiz cümlelerden daha kirliydi ümitsizlik Yürü ve ardına bakma, bir direniş buGeçmişin ilmeğidir iradeni hunharca gasp edenOysa bir ayetin kudretinde saklıydıimkânsızlığın tüm anahtarları Göğe bakve yıldızların el çizgilerineGörkemli bir…

Devamını Oku