Selim Eren GÖKDAĞ – EKSİK KALANLAR İÇİN
bir koku değdi havaya,yanık odunla karışan ıslak toprak..ve ansızın kırılması aynanınsankiistemsiz bir savruluşlasıçraması zamanda Pilgrim’in. çözüldü zaman gömleğin dikişlerindenyankılar söndü,sonra sesler.ve beden, geçmişin ırmağındansessizce süzüldü. sabiydi şimdi:donunda söylemeye korktuğugeceden kalma ıslaklık,çamurun üstünde çıplak ayak izleri,rüzgârın taşıdığı oyun sesleri,ve tezek kokusuyla süte karışankoşuyordu özgürce köyünde yokuş yukarı. anneden kalan bir ses//gündüzü siler yeryüzünden//müezzinin adımlarının habercisidirzaruri dönüştür…
