Altro Fikir & Sanat

Sözde kalmasın, sözünüz kalsın!

Avtar Singh Sandhu (PASH) En Tehlikeli Şey (Çeviri: Damra Evin, Meiyte Colemerg)

En tehlikeli şey, ne emeğinin çalınması, ne polisin kırbacıdır.Ne ihanet ne de hırsın peşinde yitip gitmektir.Bilsen, suçsuz zincire vurulmak, korkunun sessizliğine gömülmek korkunçturAma en tehlikeli şey değildir.Yolsuzluğun karşısında susmak, ateş böceklerinin ışığında okumak,Yumruklarını sıkıp zamanın akışını beklemek yeterince ağırdır,Ama en tehlikeli şey değildir.En tehlikeli şey, bir ceset gibi duyarsızlaşmak,Her şeyi kabullenip acıyı unutmaktır.En tehlikeli şey,…

Devamını Oku

Abdullah Irmak (Afroo) – Kıyak Tesadüfler Kenti

Gözükmüyor bulutlar, sis kaplamış etrafı.Güzel bir rüzgar gerekli temiz bir görüş için.O görüş gözlerinde, alacakaranlık sanki..Yolumu kaybettim. Tek yapabildiğim kokuna sığınmak. Kiraz kırmızısı dudaklarından çıkacak bir iki cümle,Yapar günümü çok inceden, habersizce..Sesini duyarım kulaklarım kızarır heyecandan.Dolunaya doğru koşturan ren geyikleri, beni ona götürün! Keder sarar aklımın her zerresini sen olmayıncaKıyak tesadüflerin kenti yutmasın biziAy ışığı…

Devamını Oku

Sevda Altınkaya – (Ingmar Bergman,1957 – Film Analiz) – İnsan Kendi Yabanından Ne kadar Çilek Toplayabilir, Çilekleri Bittiğinde Yabana Tekrar Dönebilir mi? Ya Bir Gün Yabanda Hiç Çilek Kalmazsa?

İnsan Kendi Yabanından Ne kadar Çilek Toplayabilir, Çilekleri Bittiğinde Yabana Tekrar Dönebilir mi? Ya Bir Gün Yabanda Hiç Çilek Kalmazsa? Yaban Çilekleri İsveçli yönetmen Ingmar Bergman’ın 1957 yılında yazıp yönettiği bir yol drama filmi olarak öne çıkmaktadır. Vizyona girdiği dönem yurt içinde büyük beğeni toplayan film 8. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Film dalında Altın Ayı…

Devamını Oku

Yakup Diker – Kaderler Benzer, Kederler Ayrı

Narin ve Rojin’e: Bir süredir kuyuna dönüyorsun böyle susuncaKalbin büyümüyor artık -biyolojik olarak mümkün olmayan durum buBir süredir yerinde sayıyor yaşınHayata alışıyorsun ve hayatın boşluklarına.Hastane koridorlarında sabahlıyorsunYüzün alışıyor boyası aşınmış duvarlaraYüzün alışıyor kendi kuyuna, kendi içindeki yağmura.Bir süredir yağmur oluyorsun memleket acıdan susuncaNarin oluyorsun, Rojin oluyorsunBulutlar oluyorsun gökyüzüne asılıBulutlar oluyorsun içinde yağmurlar saklı.Taşlara benzetiyorsun bazı…

Devamını Oku

Barış Yıldırım – Kuyuağzı

Üşeniyorum kalkıp bir fincan çay koymayasu taşıyorum çünkü devamlı içimdeki kuyuya Herkes bilir bir balçıkla uyumayıuyanmayı onunla ve onu unutmayıütü yapmayı, toz almayı, çamaşır asmayı Nasıl devam ederdik yoksa yaşamayanasıl katlanırdık kötü, sıradan bir insanınvicdanında kımıl kımıl solucana Kendimi yaralıyorum ben akşamın aynasındaayna çatlak ve ben çıplağım ne çok söylendiama ben kendimi kendim soyuyorumderin bir…

Devamını Oku

Uluç Çon – hak etmediğin şiir

uyandım gecenin bir saati,çölde susuz kalmış bedevi gibiayakkabısının tekini arayan bir deli gibi“kabus mu gördün? ben yanındayım” demek isterdim. uykuya dalamadım bir türlü,çölde suyu bulamadı bedevidelinin ayakkabısı ayağındaydı hâlbuki“sadece rüyaydı ben yanındayım” demek isterdim. ya da her şey susayan birinin oyunuydu,yani, serap gördü bedevive hiç ayakkabısı yoktu delinin.

Devamını Oku

Fatma Polat – dönmek için

I.kaç asır geçti ruhumdaki ateşi bir damla suda yitirmemin üzerindensayamadımo kuyuya baktım içimi gördümyalnız ona anlattımben bütün uzakların en yakınıher gidişin en zararsızıbinlerce ahve bir nehiruzun yoldan geldimheybemde tebessüm ve hüzünellerim allah’a açık dilimde eskimiş bir duabiliyorum Sümbül’ün hatırına dönüyor dünya II.yıkılan her şeyin altında kalmış yüzümüzsessiz adımlarla uğramışız oralaraanonsların ve marşların gürültüsünü unutarakyıldızlı bir…

Devamını Oku