Yakup Diker – KALP APARTMANI’NDA 1+1 KİRALIK DAİRELER

Mesela İsviçre’de doğabilirdik bu vakitte / seninle Bir uykudan kalkardık, bir rüyadan dökülürdük yeryüzüne Olsun burası ellerimizle yapamadığımız dünya Burası kocaman ve ihtiyarlamış bir leke. Söylemem gerek:İnsanlar bana beni yakıştırıyorlar çoktanBen kimselere benzemiyorum.Irmaklar içiyorum gücüm yettikçe Denizlere sürüyorum bütün atları.Burası boşluk, burası ilk konuştuğum yer Burada yeniden susmalar keşfettim. Annem beni dünyaya getirdiğinden beri çok…

Devamını Oku

Nejdet Ardıç – Pareidolia: Found Footage Şiirler

Ali Yoksuz’un Orlando Art etiketiyle geçtiğimiz baharda yayımlanan Buluntu Şiirler adlı çalışması görsel işlerden oluşan bir derlem. Bir mobese kamerası gibi sokakları, dükkân camlarını, otobüs ya da kamyon arkalarını, yolları, kapıları vs. gözlemleyen Yoksuz’un radar gözü çeşitli kayıtlar alır. Bu kayıtları belirli anlamlar çıkarılabilecek şekilde başlıklandırarak düzenler. Bu işlerde herhangi bir deformasyona girişmez Yoksuz, görüntüleri ve şekilleri…

Devamını Oku

Barış C. Yıldırım – Kırmızı Ojeli Kadın

Hafızamda Afgan macunlarından kalma bir kokuKırmızıya boyadığın ayak tırnakların aklımdaKi ilginç ama bana bir kız çocuğunu çağrıştırıyorAdı Zeynep Deniz ikinci annesinden hep uzakta Ne söyleyebilir evini yitirmiş bir insanKan sızar evvelinden anca o kadar Ceza yedim belediyeden izmariti yere attığım içinUtandım kahroldum çöktü bütün ekonomimÇiçek satmasını bilmem aynalardan anlamamŞiire yaslanırım yaslanmasına yaslanırım kör bir bakışaRuhum…

Devamını Oku

Osman Akbulut – marionetleri kesmek için ilk kez guldexwin 

yüzün porselendendi esnemişti holokost değişmişti hareket ayağımız yetişmiyordu istedim dönsün gümüş bir istavroz gibi ay  dönsün göğsüne macar kırmızı  çelişsin tenimle.                                                         yüzün çarçella                      yüzün kaybedilmiş bir şey gibiydi siyah bir dağ keçisi indirilirdi gölgemize mavi karanlığa asılı dururdu hep bir mermi sesi  evler taranırdı selâhaddin düşerdi  açılırdı kapılar kimliğe ve kimsesizliğe taşardı çukurundan bir nehir…

Devamını Oku

Erman Şahin – Bütün Goller Kendi Kalemize

     Dörtyol, o günkü kalabalığı bir daha hiç görmedi. Her yer yeşil beyazdı. Bir şehri bir ana sığdırabilseydim kesinlikle o günü seçerdim, Bingölspor’un şampiyonluk maçının olduğu o gün. Stadyuma vardığımızda düğün evine gelmenin mutluluğunu andıran bir gülüş büyümüştü hepimizin yüzünde.      On numaralı formamı giymiştim. Sadece bir forma değildi üzerimdeki, bir gün gerçekleşmesini istediğim hayalin adıydı. Ayağıma…

Devamını Oku

Hümeyra Yargıcı & Muhammet Durmuş

H. Y: Merhabalar, öncelikle son kitabınız “Margo” hayırlı olsun. İki şiir kitabından sonra gelen bir öykü kitabı. “Şiirlerimde sustuğumu romanlarımda ve hikâyelerimde anlattım.” diyor Tanpınar. Katılır mısınız?  M. D: Merhaba. Teşekkür ediyorum. Sustuklarım diyemem. Öykü de başka bir izah yoludur. Bazı durumların ve olayların potansiyel muhatap kitlesini genişletmek istedim. Bekleyişler Kitabı’ndaki “Zorba” şiiri Margo’daki “Sarı…

Devamını Oku

Nejdet Ardıç – Uu-Valsleri – Gece Nöbeti Rapunzel

Sınırında dolanaya nazar edeyazlan, çık nadan edepâşıkların gözleri dü fan işitmeksizin açılır ışın, lav dolupit ham cepheden bakakalırsız derinleşen kırışıklıkların. O âşık – onlar ona. Bu öyle debelenip çölde hey hatbi-gsm illa bir çöl ediniptirler – Stokholm Market’te. Dön, dönüşlerine reçeteliyim – Emel beni bönhâlâ İstoç minibüs hattında camgöbeği bluzinceden çatalı yaz kurumuş derelere dek…

Devamını Oku

Süleyman Berç Hacil – “AMA EVLİYİZ” GÖLÜNDE TERFİ ALMA MÜCADELESİ

I Bir ülkenin “kültürü” de Özel konuma bağlı olarak değişir, Sıcaklığın yükseltiyle değişmesi gibi. Yani ne kadar fantastik olduğu ortada değil mi her şeyin? Her yer, her şey espri… Akıllarda kalmış, eski                Bir sarışınlık gibi… II Küçük kokuyoruz… Dirlik bozulmuş ve paramız ve adımız yok… İnsanların bana karşı tuhaf, beni anlamaya çalışmagörüntüleri yok mu beni…

Devamını Oku

Tilya Şen – Hêsar’la Buluşmalar

şarkını nereye sakladınSüleyman’ın bilir mi kuşların şarkısınıkalbine cesaret verdiğin keklik karanlığı kanatlarıyla yırtıyor hışım hışımyüzünde suyun kırılganlığı biraz da hatmi buruşmuşluğu-tozlu pembe ve ikindioysa ben kırılmanın güzel şey olduğunu öğrendimkiraz ağaçlarına çıkılmayacağınıkaygılı eteklerinde ısrardan rüzgarlarbazı taşlar ırmağa düşmek, bazı gölgeler başka gölgeleri yenmek içindiüstelik çarşıların varaşağı inen merdivenlerin, haberci kargaların, Metin’in kavaklarıuzağın matematiğini reddediyorsunhavanda tuzla…

Devamını Oku