Süleyman Berç Hacil – KIRIK AYNA MANİFESTOSU

Kanatan yanlışlıklar benimle ne işiniz varBeni bu hayata daha lisedeyken yıkadılarİsmim koktu ağzıma o an anladım hayatıÖzledim daha baştan yaşamadığım yarınlarıÖzlemiyle otuzbir çekerken yarınların Ben bazen özledim sade yaşadığım anlarıÇok çirkin tamamlandım bugünlere gelmek içinBiliyorum geri gelicem özlediğim yarınlaraYüzümü ne yapacağım fazla saklayamadığımKırık bir aynada bakacağım o daha fazla saklanmazKokusu deniz, uçmaz kuşlar, gözüm sularına….

Devamını Oku

Davut Bor – gül kesmiş bıçak içimdeki

sessizliği sabır eden Xêlîl’e I.annen sana gül dermişti, ben kokladım. annen sana gül dermişti, kimseye bırakmadımiyi şeylere benzeyen elleriyle dermiştiellerini yüzümden ayırmadım. II.soluk almanın çok çeşidi vardıbiri gül koklamak bu kırmızıyı bu güle kim verdibunu anlamak III.sen hêsar’da bir güz uçurumu nediriyi bilirdin göynük senin kanındır, akar, üstünde süslü bir kadın gibi gökaşk ustalığı sadeliğinyaranızda…

Devamını Oku

Tilya Şen – ANNEM BU YAZGIYI HİÇ OKUMADI

ışığı kıran perdeyi, üzerimde duran yorganı hışmım yırtacakavucumda bir kağıt gibi buruşturduğum yüzümkanırta kanırta kaldıramadığım omurgaasılı dursa da ranzanın omzunda gömleğinseni yenmeye sokaklara çıkmambugünlerde kalbimi senden korumam lazım gelecek kulağını tırmalayacak, gıdıklayacak kara kalbini o ses      aldın       verdim       aldım verdim       ben seni       yendimhayretin düştü, yüzünü gördüm kalbin çatlayacak ama toplayamayacaksınbana soysabrı, sana kuş kıyametigözçukuru, çatlak dudak, tophanede bir ağız çeşmebütün…

Devamını Oku

Meryem Delmar – 13 KARAT

Kiraz Çiçeği (Birinci Karat)Ölmek istediğimde elimi bırakmayan sana. (Choi Seungcheol) Siyah inciler renginde çiçeği,Tacı iki kişilik yokluktan örülme.Yorgun bir sesle kelepçe yüreği, yıldızlar dizilmiş göğsüne dilemek için ölümü.Ağlamaktan boyanmış mezarları kiraz çiçeklerine.Gölgesi ruhun, cennetin ucunda.Olmayan renklerin karışımı kumsallar.Boğulmuş sular derisinde.Bir karmaşıklık sürüklüyor göz bebeklerini saçlarından.Düşmüş kirpikleri galaksilerin damarlarına. Yanıyor öpülesi dudakları,Dönüyor uzun zayıf dişler.Böcekleniyor baştan…

Devamını Oku

Yakup Diker – GÖZ KAPAKLARI İÇİN YORGUNLUK BELİRTİLERİ

l.Ellerimle bir yay yaptımÜç oku vardıKendimi eğittim bir taşa karşıBozkırda koşan bir atı arzuladım. Saçlarımın ıslaklığına sığındım üç defaDik bir vadiden kanım akıyordu. II.Burada yarısı paralel uzanıyor dağların Denizin tuzuna, insan duygularınaTuzlu gözyaşlarına.Bir kalp ararken yurdumdaIsınan kanım damlar Yusuf’un atıldığı kuyuya. III.Benim ellerimle yaptığım bir saksım vardıBuradaydı ve kırıldı çiçeği büyüyünceBurada büyürken kırılmış yerleri olurSaksıların…

Devamını Oku

Mervan Ari Sunca – İKİBİNBEŞ

ikibinbeş yılında bahar alerjili çocuklara rastlamak mümkündüsayılar teorisini şıp diye anlatabilirdi saddamdan kaçan bir mühendisçilek reçelinin satıldığı reyonlar da dahildi devrimebiz onu bulamayalım diye saçların arasına gizlenen tragus daikibinbeş yılında ben yorganımın vücudumda örtmediği yerlere endişeliydimsenin ellerinde troçkistlerin eylem dövizlerisenin gülen suratın ağzından yırtılmış gibimilenyumdan kalan tüm tablolar asimetrik duyduğun tüm sesler detonegece sızdığın sandalyede…

Devamını Oku

Erman Şahin – eğimli ve uzak

Aycan’a eğimli ve uzak  |. bir şeyin adıydın seneğimli ve uzakiki dağın kavli kadar eski camının kenarında rüya biriktirdiğin otobüsleruzun yolların kırılgan köprüleribir mevsim gibi bahsedildi sendenalnı dağlara değen gökyüzünden sen yalnızca haritada bir şeydinyalnızca iki meridyen arası saat farkı ||. kimse düşünmedi senidüşünmedi yüzünün kıvrımları ileeş anlamlı evleri onların da arkadaşları varonların da sana…

Devamını Oku

Onur Berkan Bozkaya – Ait Olmadığımız Evlerde

Berraktın sen tüm sabahların koynunda, ayak basılmamış şiirlerde doğdun.kulağıma fısıldandı adın bir akşam kadar uzuncayanıbaşın olmaya geldim sana dokunmak gibi uzaktan.her güzel şeye parıldayan gözlerinde, tanıdık yangınlar söndürdüm bulduğumçok uzaktaki bir okyanus bile aramızdaydı, onun da dalgaları vardı canını acıtanen fedakar kulaçların en derin sularda unutulduğunu gördüm orada:istediğin herkese gülebilirsin artık, yeter ki bir daha…

Devamını Oku

Sophia Jamali Soufi – Perspektif, Işıldayan

Perspektif Ufuktan ufka Yaralar daha da belirginleşiyor Nasıl çığlık atabiliyorsun? Buna nasıl dayanabilirim? parça parça Vücudumun her zerresi  senin adını haykırıyor gece yarısı Bakışlarım senin gölgeni takip ediyor Sonunda Gözlerin beni benden aldı Ama dünyanın hiçbir yerinde beni bekleyen birinin olduğunu sanmıyorum … Işıldayan Geceye inanmak istemiyorum Uzaklığın soğuk ve siyah Artık hiçbir mevsim bana…

Devamını Oku