I.
dünya ki
taş rüzgârında dar ağacı
hep senin kulağına çarpıp duracak
git/me sesleri
II.
bir yaranın başucunda yaşlanan
hangi duvar saati kaldı
unut/ma yokuşlu bir eşik
III.
yaranın üstünde tuz gezdirilir akşamları
gün doğumlarına el kesilir evler
güneş, uzun burunlu bir şehir
IV.
dünya çok içe doğru bir yer burada
insanın içinde bir yerde dünya
unut/ma yokuşlu bir eşik
hepimiz demek
çok ayıp bir kelime.
