Bir canavar bile olsam, yaşamaya hakkım yok mu?
Old Boy
Sessizliği açtım düştüm bir kabuğun peşine yaramı kapatacak
ne çok gürültü birikmiş alnımda meğer içimdeki Türkçeye çok ırak
kulaklarım rahat etti rahatladı kasıklarım dindi ruhumdaki ışıldak
yanan sönen ışıkları varlığın dedi bana bir mum da sen yak
Ben varlığın bana dediklerini yaptım masumum bütün haritalarda
dinlemek zorundaydım içimin sesini apolet söken bağ bozumlarında
yoksa geçmezdi göğsüme ilişik zaman kanımda yeryüzü çivisi
hepi topu dört yıl yaşadım geçtim on yılları sadece hatırlayarak
Dünya mahzen oldu şimdi benim için tattığım bütün şaraplar hafızamda çeyrek asırdır
gezdiriyorum içimde ölü bir çekici en temiz esvabıyla
İşlediğim günahlardan bir elbise yaptım arz-ı endam ediyorum maskeli balolarda uykudaydım hayat geçerken başımdan çok geç kalmıştım uyandığımda
şölen bitmiş evlere dağılmıştı herkes dağılmıştı şamata
canhıraş bir çığlık duydum ama inanmadım kulaklarıma
Bütün tariflere uyuyorum beni gösteriyor bütün işaretler
yaptıklarıma yetişmiyor bildiklerim içimde bir buldozer bir polis panzeri
geziyor cayır cayır öten sirenleriyle
boğazımda düğüm düğüm görmediklerim ve beslediğim sözler
Tam yirmi beş yıl sürdü anlamam niye intihar ettiğimi ne faytonlar
eskittim ne kırdım gramofon iğneleri ölüm yatılı misafirimdir dünyaya geleli beri
bazıları doğmakla lekelenmiştir bütün acılardan içeri
Şimdi nereye gitsem benimle geliyor bu kıpkırmızı gökyüzü
bir tek utanç eskimedi bende adımlanırken yeryüzü
dışarıdan görünmesin diye sakladığım bu yüzü
altına soktum şimşeklerin
altına bütün tan kızıllıkları
Şimdi bana saldırıyor bir gerilla gibi bütün arzularım
elimden gelmiyor direnmek iradem benim zayıf karnım
üşüşüyor başıma bok sinekleri solucanlar tırtıllar
arzum buyuruyor bana çünkü yok benimle konuşan biri başka
Bir sigara daha yakıyorum söndürdüğümün peşi sıra
esrar içmeyi özlüyorum renk renk ojelerle tırnaklarım
yüzüyorum sırtıma batan çivilerden sızan kanların içinde
ancak o zaman derin bir nefes doldurabiliyorum akciğerlerim kum içinde
Bu kırbacı alın benden yoksa gömeceğim kendimi ellerimle
kendimin içinde rüya, rüyanın içinde ben
reva görüyorum tüm bu işkenceyi kendime
keşke olsaydım da dolaşmasaydım dikenli tellerin yöresinde
benim sınırlarım sınırların çok ötesinde
