Annem’e
kuyunun orta içidir
kayan ilk yıldızı gecenin
şehir bilmediğindir
henüz eskimemiştir
kırpılır kirpikler
ve kötücül irisler
gölgeleri büyük iskemlelerin
adımları yankılanır taş sokaklarda
bilmemek ayıptır
öğrenmemek, daha neler!
kapısı kapalı evlerin vardır bir bildiği
elbet göğe yükseliyordur kuleler, zindanlar
bekleyişler mi daha tatlı kılacak hasreti?
elbet köye yolcudur şu arabalar ve şu arabalar
kanadı varsa kırılacağından
bu yüzden toplaşır hep martılar
pencere önlerinde birikir yalnızlık
parmak izleriyle dolu camlar
cennet neredeydi anne?
yol ağzındaki bir evde.
