üstümde afakanlar Lale
ensemde şımarık piç kuruları
ve ben inan ki bazı zamanlar
bir tramplen gibi gergin
inin ulan üstümden diyemiyorum
bir at gibi ağızlarını tepemiyorum
kendimi keseceğim dedikçe
kendimdeyim demek ki Lale
artık eskisi gibi gözü pek
kendime dikiş seçemiyorum.
zaman tuhaf şey Lale
çok kullanıyoruz cümle içinde
kavranır şey gibi değil öyle
bir kavram ki kıvrım kıvrım
her şey onun içinden
her şey onun üzerinde
sanki basitlik hissi hepimizde
sanki sıradan bir kelime dilimizde
oysa sanıyorum ki zaman
yanılıyorsam dürt beni Lale
Kayser Söze sinsiliği bir nebze.
herkesin zamanı kendinde şey
yoklanacak her yerimle yokladım
sezilecek her noktasını zorladım
orada ama değil
var ama varlık gibi değil
Kant sinirimi bozuyor Lale
ama konumuz bu değil.
delirmedik sanmasınlar
zamanın bir yerlerinde
-zamanın bir yerleri mi olur Lale?-
o an dahi eğilip bükülmedi bu lanet
eğilen sendin
bükülen ben
ihaleyi bize kestiler Lale.
uzam bile zamanla anlamlı Lale
yoksa şekersiz Redbull kadar saçma
-sensiz ben biraz öyle gibiyim
ama konumuz bu değil geçelim-
coğrafya bilgim kıt bilirsin
aynı zaman dilimindeyken hepimiz
aramızdaki saat farkı neden mesela?
bilmiyorum, bilmiyorum Lale.
bin kez yazdık bunları desinler
bin kez anlattık ametal kibriyle
biz iletkenliği kendinden menkul metaller
anlamıyoruz demek ki hâlâ
suç mudur bu Lale?
