uyuyamaz oldum
sırtımı verdim rahibe, çiviyi o çaktı
çivi kemiği geçti, geceyi geçti
yürüdü usulca ciğerime kadar
işte orada uyandım
neden?
sesim ağzımdan değil, duvarın harcından döküldü
henüz günah yok, dedi rahip
alay mıydı, ayin mi; bilmiyorum.
cübbesinden aşağı dökülen
küf, kireç, terkedilmiş bir ikonostas
bıraktı beni o dehlizde
tek bir çiviyle kendi hiçliğime mıhlanmış
o milattan beri
gözümü kapatsam genzimde pas
nefes alsam içimde mimariler göçüyor
henüz suçlanmamış o kadim çağın
bütün molozu çöküyor göğsüme
