Vejetaryenler kimseyi üzmez bir mercimeği bile
kaldı ki bir kuzuyu annesinin peşinde dolaşan
düşünceden arılar üşüşürken beynime
büyük bir şiiri gebelerken ben
mayaladığım bal ardımda uzak
Dikine halatlar bağladım bir biranın beni götürdüğü yerde
başladığım yerin kıyısında bir gemi bana elveda der gibi
açılıyor sonsuz ufuklara
ben elimden gelenle yapmam gereken arasında
sığ sularda boğulan bir denizyıldızı
güneş ve ayın kumsalında
Kitap okumuyorum bu akşam
bu akşam yakaladığım bir sesin peşinde
bir şiir yazmak için çekilmesi gereken acının
göğüs kafesinde bir yumru
ve bir hıçkırık bir ceylanın kalbinde
olmaz denilen her şeyi yaparak
maceradan maceraya düştüğüm günlerin hatırına
çekip vurmuyorum kendimi ve sanmıyorum ki
bu böyle gidecek başka
Yalnızım bir tanrı kadar olmasa da
kafamın içindeki kalabalık
yakarken bir tarlada geçmişin anızlarını
keşke dosdoğru bir insan olabilseydim
keşke birikmeseydi bu kamburluk sırtımda
Ben: değiştiriyorum işlevlerini şeylerin
özlemin yerine bir makas düşüyorum
mutluluğun ağzına bir bıçak
ve öyle salıyorum kendimi
derin sularda çırpınarak
Nasıl da aptalca geliyor şimdi
şiirin şiirini yazmak
bir zafer alayı gibi kutlamak ikiyi
beynini dağıtarak bir olmanın
şizofrenler konuşmayı sevmez
çünkü ben olunur her cümlede
bir sara krizine tutularak
Bakmıyorum artık geçmişime
geçmiş beni bölüyor çünkü
bir tüfeğin süngüsüne
Vejetaryenler kimseyi üzmez bir mercimeği bile
yeniden başlıyorum işte ben olmanın döngüsünde
bir düşüş cenini belki daha ilk günden beri
sokulduğum rahimden düştüğüm rahime
Ellerini yıkıyorum aynılığın gümüş bir testiyle
anneme düştüğüm yarık ve benim abandığım
tekrar tekrar düşerek başladığım yere
Yunan tragedyalarından bölünmüş bir ülküyle
dünyaya düşmenin verdiği hazzı
korkuyorum hâlâ düşlerimde
Yükseklerden düşüyor bir düşüş cenin
tırnaklarımın arasında ciddiyetin çürük eti
düşmanlarım varlığımdan habersiz
tam öğrenecekken gülmeyi
ölüme yaklaştıkça artıyor düşmenin hızı
üstüne gidiyorum karnımdaki ağrının
trajik bir manifestoyum içi ölümle ovulmuş
kahkahayla gülen hiçliğe düşmüş nihilistlere
Bir sigara sarıyorum şimdi kendime
ellerimi buluyorum koyduğum yerde
olmanın acısını yontarken düşmenin hazzı
sado-mazo bir kompartımanda
yırtıyorum taktığım fuları
bir şiir yaratıyorum düşmekten
ölüm bu dağda bir mağaranın ağzı
biraz zeytin biraz şarap alarak yanıma
iniyorum, iniyorum aşağı
