varlık denkleminin algoritmasında biz
yanlış açılmış birer paranteziz;
kenti uyandıran ilk [“VAPUR DÜDÜĞÜNDE”]
[“MARTININ KANADINA”] tutunup
savruluyor [“JINGLE BELLS”]
ERRoR ()
** // sistemik vicdan çürümesi –
İçimizdeki karanlık, denerken [“GÜNDÜZÜN”] yüzünü
patlayan renklerle gizliyor yarasını YENİ YIL]
dünya [“mod”] = “YİNE dene_YENİDEN kırıl”
insan [“varsayılan”] = “HANGİ merhamet”
toplum [“hata_yönetimi”] = “birbirine_tutun-a-ma-ma”
tam olarak inanmadığın hâlde
silmeye kıyamadığın taslaktır:
[“DAHA GÜZEL BİR YER ihtimali”]
kendi karanlığına çarpa çırpa
“YAZGIYI”] küllerinden kodluyor [“YALNIZLIK”
def ışık_sızdır():
if karanlık.düzey > umut.eşik:
ışık = çağır (“derinden”)
else:
ışık = çoğalt (“kendiliğinden”)
return aydınlık
def dünya_kaydet ():
return “çocuklar ölmesin // şeker de yiyebilsinler”
// System.update (failed):
dünya [“SAVAŞ”] meydanı.
ben ise hâlâ avuç içimde saklıyorum
[“MOTORLARI MAVİLİKLERE SÜRECEĞİZ”] hayalini.
** henüz silinmemiş bir [“umut”] satırı** gibi…
