Gecemiz ayın gölgesindeydi.
Gecemiz, ayak seslerinin karıştığı yerdi.
Gecemiz, saadetin ve hüznün kesiştiği yerdi belki.
Ben nar dalından toplarken zamanı,
elim ayazdan çatlardı.
Gönlüm gecenin sessizliğine,
ayın gölgesine kadar uçardı.
Karın kokusu
ve sabahın tazeliği,
uçan kuşun kanat sesine karıştı.
Ovalar şimdi neşeli bir ıslık
ve yollar geçit vermeyecek,
belki.
Ayak izleri,
birer su damlası olup
karışacak tüm nehirlere.
Ey kış!
Sular çekildi.
Dağ sustu.
Evler, uzun bir dua mevsimine hazırlanıyor.
Tanrı, merhametini
buluta, yağmura, toprağa müjdeledi.
Bütün bahçeler sessizliğe çekildi.
Gövdemizde bembeyaz bir yalnızlık,
ağzımızda kıştan bir türkü,
bir yaşama sevinci.
Gün doğmakta yeniden nar çiçeklerinin üstüne
ve ovanın rengi göründü.
Çatlamış bir nar şimdi dünya.
Gecemiz şimdi şiirden menevişli bir kuş.
Gecemiz, turna sürüsüyle bir göç.
Gecemiz sessiz bir dua.
Türkü söylüyor şimdi Tanrı.
Yağmur yağıyor:
bir merhamet,
bir söz,
gecenin kalbinden.
Bu tutku, bu yaşamak isteği,
kışın çatırdayan sesi.
14.01.2026
