Hayat, baş parmağı derinden kesip ığıl ığıl kanatan hoyrat bir gül dikeni
ve bazen sıcak bir ekmek gibi kollarımızın arasında
uzaklaştıkça cüsseleşen sıradağlar oysa yanında munis
ve yollar, aştıkça artar vuslat hayali
gün çatıların üstünden kayarak dönüyor
mevsimler sanrıları, beklentileri taşıyor bir diğerine
soğuyan yıldızlara dair kent söylenceleri anlatıyor biri, geceleri
kulak verenler derin uykularında düşler görüyorlar zaaflarına yenildikleri
mazinin sularında anılar yakamozlanıyor
ve deniyor: hayat türlü yerlerimizden sınıyor hepimizi
