bu paslı viyadüğe
ne kar yakışır
ne umut
bulutlar kangren
kendini sıkmaktan
zaman morarmış
geçmemek için
cesetlerim var
hepsi yaşıyor
dertsizlikten hastalar
böyle görünmeleri
işine gelenlerin tekelinde
bu şehre
ne bir damla su
ne ekmek kırığı yakışır
aklı yitti buğdayın
toprağı delip çıkamayan
her şey kadar
geceleri
çinko kovaya bozuk kan akar
tanımadığım binbir yüzümden
uzak dur
dokunma
yara değil bu
bulaşır.
